Sıradışı Bir İnternet Dergisi

BEYOĞLU 2

Seyahat Kategorisinde Tarafından

Beyoğlu sevgimizi kimse sorgulamasın! Tarzı atarlı bir giriş ile selamlıyorum sizleri. Tabi kinaye ve komikli de. Yoksa ne ben sizlere atar yapabilirim ne de kimse kimsenin sevgisini sorgulamaz. Hem neden sorgulasın ki… 

Amacım aslında âşık olduğum bu bölgeyi tanıtmak. “Bence”lerimi paylaşmak ve kendi yorumum ile sunmak. Hepsi bu. 

Bu yazıda Çukurcuma neresidir sorusuna cevap vereceğim. 

Fotoğraf istanbeautiful.com’dan alınmıştır.

Buyurunuz: 

Çukurcuma, İstanbul’un Beyoğlu ilçesi sınırları içinde bulunan bir semttir. Sahile bakan bir yamaç üzerine yayılım göstermiştir. Bölgenin merkezi Beyoğlu’ndan alçakta olması nedeniyle Çukurcuma adını almış olması olasıdır (Bu bilgi Vikipedi’den).

Çukurcuma, İstanbul’un en eski semtlerinden birisi. Beyoğlu ilçesine bağlı. Tarihi 5 asır öncesine kadar dayanıyor. İstanbul’un en iyi antikacıları burada bulunuyor. Eski restore edilmiş evleri, sevimli kafeleri, sanat galeri ve de antika dükkanları ile ünlü (Bu bilgi de istanbeautiful.com’dan). 

Bunlar internette bulacağınız ne nerededir sorularına yanıtlar. Bir de bu işin İbrahimcesi var. İbranice der gibi oldu hahaha 

İbranice ile de ilgisi var mı acaba? Kim bilir vardır belki de. O sonraki yazıda. 

Efendim İstiklal ve Cihangir sevdalısı iseniz yolunuz ister bilmeden olsun ister bilerek mutlaka Çukurcuma’ya çıkar. Taksim Meydanı’ndan Sıraselviler yani İstiklal değil de sol tarafta kalan Büyük Maksim Gazinosunun yolu var ya, oradan girdiğinizde bir 10 dakikalık yürüyüş sonrasında Cihangir’e varırsınız. Firuzağa Camisi ve müzisyenler kahvesi karşılar sizi.  

Sonra sağ yapınız, karşınızda rahmetli Sadri Alışık kültür merkezi ve aralarda aşağıda sohbette olan konservatuvar öğrencilerini göreceksiniz. Karşınıza aşağı doğru inen dik ama kısa bir merdiven çıkacak. Oradan inip takip eden yokuşu bitirip karşınıza çıkan güzel apartmandan sağa dönüp, solda kalan Muhittin Molla Fenari Camii ile sağınızda kalan heykellerden ve mermer çeşmelerden etkilenmeden, yine butik ve çok tatlı apartmanlara hayran kalmadan yürüyerek tam bayılmadan karşınıza çıkan iki dev aslan heykelini gördüğünüzde “Çukurcumadayım!” deyiniz lütfen. 

Hayal alemine geçiş, yürüyüşünüzde değişiklik, öksürmenizde bir kısıklık ve neredeyim nidaları eşliğinde şaşkın şaşkın sağa sola bakarak ve ilginç hislerle sola dönünüz. Çukurcuma Caddesi’ndesiniz. Hamamlar, tarihi antikacılar, ilginç heykeller, yüzükler, halılar, takılar, taş ve odun oymalar, yabancı insanlar, entelektüeller, sanatçılar…  

Timeout sitesinden alınmıştır.

Ama aklınıza bir panayır yeri gelmesin. Tüm bu cafcafa ve kalabalık sunuma rağmen sessiz ve huzurlu bir cadde. Rutubet kokan eski evler gibi. Sessiz ve dopdolu. 

Caddenin sonunda Masumiyet Müzesi ile de son şaşkınlığınızı yaşayıp şok olunuz.  

Bakınız, VikipediMasumiyet Müzesi, Orhan Pamuk’un aynı adlı eserinden yola çıkarak oluşturduğu müzedir. İstanbul’da 19. yüzyıldan kalma bir ev yazar tarafından müzeye dönüştürüldü. Müze, bir romanın kurmaca evreninden yola çıkılarak oluşturulan ilk müzedir. 17 Mayıs 2014’te Avrupa Yılın Müzesi Ödülü’nü aldı. 

Fotoğraf Vikipedi’den alınmıştır.

 

Şimdi bir ayrıntı, farklı bir yol ve tarifle daha sizi Çukurcuma’ya gönderiyorum. İstiklal Caddesi’ndesiniz ve Odakule’yi geçtiniz. Az ilerde sağ tarafta tüm heybet ve sanatsal yapısı ile İstanbul Barosu ve meşhur Ada Kafe var. Şimdi oraya sırtınızı dönün, karşınıza dar bir sokak gelecek: Tomtom Kaptan Sokak. Oradan giriniz, Ekvator ve Afrika konsoloslukları karşınıza çıkacak. Upuzun ve meşakkatli bir yokuş ama sonu… Allahım, o yokuşun sonu İtalya! Zira yokuş biter bitmez İtalyan Konsolosluğu sağda kalacak ve Boğazkesen Cadde’sine kadar olan kısa sokakta İtalyan mimarili oteller, okullar ve farklı binalar göreceksiniz. Tam bir büyü. Evet İstanbul’da büyü adlı bir yazı olabilir bu!

Fotoğraf foursquare’den alınmıştır.

 

Caddeye çıktığınızda zaten Masumiyet Müzesini göreceksiniz ve tekrar Çukurcuma! Ve yine başlıyoruz: Hayaller, sanat, heykeller, yüzükler, takılar, halılar… 

Ah içlendim… 

Umarım güzel bir yazı ve sunum olmuştur. Gezmeniz, görmeniz dileklerimle. Bir başka Beyoğlu yazısı ile görüşmek üzere… 

İyi seyirler.

 

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Seyahat Son Yazıları

Deniz Üstü Köpürür

İstanbul... Marmara'sı ile, Boğazı ile, Haliç'i ile vapur, tekne sefası yapabileceğiniz; teknedeyken
Git Yukarı