Sıradışı Bir İnternet Dergisi

Dünyanın Kanayan Yarası: Irkçılık (Bölüm 1)

Yaşam Tarzı Kategorisinde Tarafından

Hepinize tekrardan selamlar okurlarımız. Bugün sizlere konuşulması gereken önemli bir konudan bahsedeceğim: Irkçılık. Bu konuyu seçmemin sebebi dünyada yaşanan son olaylar aslında… Amerika’da bir siyahi vatandaşın polis tarafından katledilmesi, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki savaştan tutun da sosyal medyada yapılan karalama propagandaları, İslamofobi gibi gündemdeki konular bu konu üzerinde bir şeyler yazmaya itti beni. Kendimde bu konu hakkında bir şeyler yazma sorumluluğunu hissettim, çünkü bu durumdan en çok etkilenebilecek olan da bizleriz yani, Türkler…

Irkçılık Nedir?

”Kendi ırkını öteki ırklardan üstün sayma ve siyasal tutumunu bunu dayandırma eğilimi” olarak bu durumu tanımlayabiliriz. Ben, siz değerli okurlarımıza klişe şeyler sunmaktan ziyade, bu konunun neden gerçekten çok ama çok önemli olduğunu kavramamız için gerekli fikirler sunacağım.

Hepimizin kavraması gereken bir kaç durum var. İlk olarak, ”Racism” dediğimiz kavram yüzünden, milyonlarca insan tarih boyunca savaştı, öldürüldü, dışlandı ya da bir şekilde etkilendi. Hatta, tüm insanların etkilendiğini söylemek de yanlış olmaz. Irkçılık kavramı, tüm dünyayı kökten değiştiren bir durumdur. İnsanların sistemini, yaşantısını, duygu ve düşüncelerini etkileyen bir konu. Örnek vermek gerekirse, Jazz ya da Rap müziğin çıkış tarihine bakacak olursak, yine karşımıza ”ırkçılık” çıkar. Hümanist düşüncenin kökeninde de bu vardır, Kapitalist düzen de kendini ucuz iş gücüne, yani bir nevi ”köleliğe” dayandırır. Faşizm düşüncesi, insanları tek bir amaç uğrunda birleştirir: ”Kendin için, sana benzemeyen herkesi gerekirse yok et.” Peki, ırkçılık hala mı toplumsal bir sorun? Hala mı çözülemedi?

Hayır, ırkçılık hala dünyamızın en büyük sorunlarından biridir. Sadece 80 yıl önce dünyamız büyük bir dünya savaşı gördü. Bu savaşların çıkmasında etkili olan ideolojiler, kök olarak ”Kendi ırkını yüceltme, güçlendirme” eğilimi üzerinde şekillenmiştir. Avrupa’nın kültürel ve toplumsal yapısı, din olarak pesimist tutumu, dışarıdan gelen insana karşı olan ön yargı gibi etmenler yüzünden; ayrıca Almanya ve İtalya’da faşizmin yükselmesi ile ırkçılık gerçekten çok büyük bir problem haline gelmişti, zaten inceldiği yerden de koptu, 2. Dünya Savaşı çıktı.

Modern dünyanın süper gücü olarak görebileceğimiz Amerika da sadece 2 asır önce sırf ”kölelik” yüzünden çok şiddetli bir iç savaş ile karşı karşıya kaldı. Bu savaşın yapılması ile yavaş yavaş bağımsızlık, insan eşitliği, hümanizm gibi terimler de hız kazandı. Yani, yaşanan olayların çoğu, bize şimdiki kültürümüzü, ahlakımızı ve dünyaya olan bakış açımızı kazandırdı.

Bu tarihi olayları sizlere anlatma amacım, sizlere ”modern” düşüncelerimizin hala çok taze olduğunu ve ırkçılık’ düşüncesinin hala dünya üzerinde çok büyük bir sorun teşkil ettiğini göstermek.

Neden Irkçılık Batı dünyasında hız kazandı?

Anlattığım olaylar da bizi bu soruya getiriyor. Irkçılık kavramı neden dünyanın merkezi olarak adlandırabileceğimiz ”Batı” dünyasında hız kazandı?

Bu kavram sistem, ekonomi, para gibi etmenler, yaşanan toplumsal ve siyasal devrimler yüzünden Batı dünyasında hız kazandı. Şimdi, bu konuyu anlamak için Avrupa insanının Hıristiyanlık ile olan tarihsel yaşantısını, Rönesans ve Reform Hareketleri’nin önemini ve şimdi ayakları üzerinde duran dünyamızı kökten etkileyen Sanayi Devrimi’ni anlamakta fayda var. Sizin için bunları uzun uzun anlatmayacağım tabii ki. Avrupa insanı, zaten her insanda olduğu gibi ”Dışarıdan gelen insana” karşı bir ön yargıya sahip. Faşizm, kapitalizm gibi etmenler de bunları körükleyen düşüncelerden sadece bazıları. Bu düşüncelerin Amerika ve Avrupa’da çıkması, desteklenmesi, bir kimlik kazanması yüzünden, Batı dünyasında ırkçılık, daha büyük bir sorun. Dünyanın ”fabrikası” olarak adlandırabileceğimiz Çin ve Hindistan’dan çıkan ürünler, doğrudan Asya topraklarından geçmekte. Yani, doğu insanı zaten birbiri ile iç içe. Ticaret yapıyor, savaşıyor, geliyor, gidiyor tarih boyunca. Doğu toplumu, zaten birbiri ile iç içe olduğu için, ırkçılık gibi bir nefret Batı’daki kadar olmuyor. Müslümanlık, Hinduizm, Budizm gibi dinler de zaten kardeşliği, eşitliği önerdiği için Doğu insanında, bir ”nefret” tohumu ekilmiyor kalplere. Ama Batı’da böyle değil. Feodal düzenin getirdikleri, Hıristiyanlığın pesimist baskısı, yıllar süren savaşlar, yağmalar, kan, gözyaşı, farklı diller, farklı sistemler ve farklı devletler yüzünden Batı dünyası için çok daha büyük bir sorun. Dünyamızın batıya dönük olmasından dolayı da, aslında küresel bir sorun.

Farklılığa Duyulan Korku

İnsan, fıtratı gereği kendisine benzeyen insana daha fazla uyum sağlar, çevresindeki insanlar sayesinde şekillenir ve büyür. Dışarıdan gelen, farklı kültür, farklı ırk, farklı din gibi etmenler de insanı doğal olarak korkutur. Kimse değişiklik istemez, herkesin özünde bir ”şahlanma, yükselme” güdüsü vardır. Bu, hepimizin hem de hepimizin içinde olan bir içgüdüdür. Bu güdüyü tehlikeli haline getiren ise, ”kendinden olmayanı öldür” temelli ideolojiler, yönetimler. Bahsettiğimiz gibi, sadece 80 yıl önce sırf ırkçılık yüzünden çok büyük bir savaş ile karşı karşıya kaldık. Yani, şu an ”modern” olarak adlandırdığımız pek çok şey hepimiz için çok yeni. Oturmuş bir düşünce, bir kültür değil. Sadece 1 asır öncesindeki iki dünya savaşı, biz insanları çok hızlı mobilize etti, çok hızlı bir şekilde organize olmamızı sağladı. Kendimizi korumamız için bizden olmayanı yok etmemiz gerektiği hissedildi ve biz de ilk fırsatta yok ettik. Hem de sadece 25 yıl ara ile…

Irkçılık serisinin bu ilk bölümünde ırkçılığı tanımladık. Modern düşüncelerimizin hala taze olduğunu ve ırkçılığın hala çok büyük bir sorun olduğu üzerinde durduk. Bu konu üzerinde daha fazla konuşacağımız serinin ilerleyen yazılarında görüşmek dileğiyle…

Ben Ahmet Kağan Sefer. Çocukluğundan itibaren şiire, tarihe ve diplomasiye ilgili bir genç. Lise öğrencisiyim, amatör olarak Bassistlik yapıyorum. Pek çok şiir yazdım ve pek çok Türk Halk&Sanat Müziği şarkılarında alt yapı oluşturdum. Tarihe ve Kültürel Akımlara olan ilgim sayesinde bu alanlarda araştırma yapıyorum, bunları da size elimden geldiğince aktarmaya çalışıyorum.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Yaşam Tarzı Son Yazıları

Clubhouse İzlenimleri

Pandemi döneminin en büyük trendlerinden Clubhouse sesli sohbet uygulamasına dair incelemeler, eleştiriler

Neden Siber Zorbalık?

Çağımızın problemi Siber Zorbalık nedenlerine dair kısa bir inceleme yazısı.
Git Yukarı