Eugenides’dan Yıllar Süren Serüven: Middlesex

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

Hayatınızın farklı dönemlerinde birbirinden çok farklı anılarınız ve bunların birbirinden çok ayrı noktaları olur.  Herkeste vardır bu. Middlesex öyle bir serüvendi ki bendeki o birbirinden alakasız noktaların neredeyse tümüne dokunup geçti.

Övgüleri, ilgi çekici konusu ve mükemmel kapak tasarımı dahil bir çok unsuru ile beni uzun zamandır kendine çeken bir eserdi Middlesex. Kitaba başlamaya niyetlendikten sonra ise bir tereddüt oluştu içimde. Vize final aralığım bu dönem okuldaki özel durumlardan dolayı çok dardı. İlk sınavlardan daha yeni çıkmışken ikincilere bir aydan daha kısa süre kaldığını öğrenmiştim. Yapmam gereken tonlarca iş varken gerçekten çok iyi olduğuna emin olduğum bu kitabı hakkını vererek okumayı becerememekten çok korkmuştum. Bu anlattıklarım kitabı bitirmeden iki gün önceydi sadece.

Çok geniş bir zaman dilimini anlatan (kuşaklardan bahsediyoruz) Middlesex, Eugenides’ın akıl almaz derecede harika üslubu ile birleşince sadece teknik özellikleriyle bile baş tacı yapılabilecek bir roman oluyor. İçeriğini de göz önünde bulundurursak dar bir çerçeveye sığdırmak haksızlık olur. Zamanın geçişini her şeyiyle anlatıyorsanız tarihi unsurlara yer vermek zorundasınız. Bu da bazı okuyucuların ve yazarların dahi gözünü korkutur. Eugenides bu durumdan çok etkilenmemiş gibi duruyor. Romanın ardında ciddi bir tarihi araştırma yatıyor ve bu tarihi araştırma bir o kadar da güzel yansıtılıyor.

Filmlerden ve  müziklerden bile anlar yaşattı bana Middlesex. Hatta sonlarına doğru “Boyhood” tadında mükemmel bir film olabileceğini düşündüm. Karakterler o kadar derinlemesine yaratılmış ki ayrılma zamanı geldiğinde bırakamıyorsunuz. Geçen zamanın üzerinizde bıraktığı etki ise uzun süre geçmeyecek cinsten.

Aldığı övgüleri sonuna kadar hak eden bir roman Middlesex. En azından nasıl başladığınızı aklınızda tutun, çünkü ne ara nasıl bittiğini anlamayacaksınız bile.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*