Kışa En Çok Yakışan Şehir: Bursa

Seyahat Kategorisinde Tarafından

Kış aylarına girmişken, çoğu bölgemiz de hazır kara bürünmüşken, beyazın en çok yakıştığı şehir olan Bursa’dan bahsetmek istiyorum bu hafta sizlere.

Osmanlı’nın ilk başkenti olan Bursa, Osmanlı ile Cumhuriyet dönemlerinin mekânsal ve mimari özelliklerini günümüze taşıyan tam bir kültür ve tarih kenti olarak karşımıza çıkıyor. Evliya Çelebi’nin “Bursa’nın Ayasofya’sı” olarak nitelendirdiği Ulu Camii‘si ile, adını bulunduğu semte vermiş olan Yeşil Camii ve bahçesindeki Yeşil Türbe’si ile, başta II. Murad’ınki olmak üzere sonradan eklenen 12 türbeyle birlikte İstanbul’dan sonra saraylıların defnedildiği en büyük 2. yer haline gelen Muradiye Külliyesi ile, Dünyanın arastalı 3 köprüsünden birisi olan Irgandı Köprüsü, ipeği, tekstili kısacası her şeyiyle Bursa kesinlikle görülmeye değer bir doğal güzellikle karşımıza çıkıyor.

Marmara Bölgesinin En Yüksek Dağı: Uludağ

Bursa şehir merkezinin güneyinde yer alan Uludağ, Anadolu’ da Olympos adıyla anılan 6 kutsal dağdan birisidir. Osmanlı İmparatorluğu zamanında Keşiş Dağı olarak anılan dağ 1925 yılında “ULUDAĞ” adını almıştır. Kuzeybatı-Güneydoğu doğrultusunda uzanan Uludağ’ın uzunluğu 40 km’yi bulur. Genişliği ise 15-20 km’dir. Yol durumunun uygunluğu, her mevsim kar bulunması ve eşsiz manzaraları her yıl buraya turist çekmektedir. Uludağ Milli Parkı’na Bursa’dan 35 km’lik kara yolu ile ulaşılabilmektedir. Ayrıca 9 kilometre ile dünyanın en uzun teleferik hattını kullanmak isterseniz 22 dakikada Uludağ’a ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Yalnız teleferik fiyatlarını bilerek gitmenizde fayda var. Tek gidiş için 30 tl gibi bir fiyat ödüyorsunuz. Bence fiyatlar biraz daha düşük olabilirdi ama bu keyfi yaşamış olmak da paha biçilemezdi.

Eşsiz Bursa Manzarasıyla : Tophane

Mimarisi kadar zamana meydan okuyan yapısıyla da bir hayli ilgimizi çekiyor burası. Şehrin tam merkezinde bulunan ve yüksekten Bursa’nın en güzel şekilde izlenebildiği noktalardan birisi olan Tophane’nin en dikkat çeken yapısı da Tophane Saat Kulesi olarak karşımıza çıkıyor.

Bulunduğu yerden panoramik Bursa manzarasının görünmesi dolayısıyla, bir süre yangın kulesi olarak da kullanılmış burası. Güney kısmında girişi bulunan kuleye, 89 basamaklı ahşap bir merdivenle çıkılmaktadır. Kulenin üst katının dört cephesinde, 90 cm çapında yuvarlak saatler bulunmaktadır. Saatlerinin çalışmadığı kule, 33 metre yüksekliğinde olup, 6 katlıdır. Tophane’yi özel yapan unsurlardan bir diğeri ise Osman Gazi ile oğlu Orhan Gazi’nin türbelerinin de burada yer almasıdır.

Bursa’ya gelen turistlerin en çok ziyaret ettiği yerler arasında Orhangazi ve Osmangazi Türbesi bulunuyor. Osmangazi ve Orhangazi Türbeleri ilk olarak aynı çatı altında inşa edilmiştir. Ancak 1855 yılında yaşanan deprem sonrası büyük bir yıkım oluşmuştur. Daha sonra türbeler, Sultan Abdülaziz tarafından 1863 tarihinde ayrı bir şekilde inşa edilmiştir. Türbelerin üzerinde ise kubbe ve girişinde de 4 adet sütun bulunmaktadır.Osmangazi ve Orhangazi Türbelerini ziyaret etmek isteyenler ilk olarak Osmangazi ilçesine gitmelidir. Bursa’nın hemen hemen her yerinden Osmangazi’ye metro ve otobüs hatları bulunmaktadır. Merkezi bir konumda yer alan türbelere ulaşım da kolaydır.Haftanın her günü açık olan türbelere çok erken ve çok geç saatlere kalmadan ziyaret edebilirsiniz.

 

Uludağın Eteklerinde Kurulan: Cumalıkızık Köyü

Bursa’da bir diğer ilgimizi çeken yer de Osmanlıların Bursa’da ilk yerleştikleri bölgelerden olan, Bursa’nın en şirin ve en renkli köylerinden biri olan Cumalıkızık Köyü oluyor. Cumalıkızık Köyü, gelenekselliğini yansıtan ama son yıllarda yoğun olarak turistlerin akınına uğrayan bir köy. Temiz havanın tüm hücrelerinizi ele geçirdiği Cumalıkızık, “Kınalı Kar“dizisinden sonra ününe ün katmıştır. Bursa’nın Yıldırım ilçesine bağlı olan Cumalıkızık Köyü, tarihi oldukça geçmişe uzanan bir yerleşim yeridir. Uludağ’ın kuzey eteklerinde konumlanmış olan köy, 5 kızık köyünden biridir ve 1300’lü yıllarda kurulduğu bilinmektedir. Ayrıca Cumalıkızık’ta kahvaltı yapabileceğiniz de birçok güzel mekan bulunuyor. Köy ayrıca iyi korunmuşluğu ve Osmanlı’nın kuruluşundaki önemi sebebiyle 2014’te UNESCO Dünya Miras Listesi‘ne kabul edilmiştir. Üstelik dünyanın en dar sokağı da bu köyde bulunuyor. Bursa’ya gittiğinizde buram buram tarih kokan bu köyü gezip görmeden dönmeyin derim.

Doğal Terapi Alanı: Saitabat Şelalesi

Şimdi sizlere Bursa’da yaşayanların çoğunun bile bilmediği bir doğal güzellikten bahsetmek istiyorum. Köylüler tarafından Güvercinlik adıyla da anılan Saitabat Şelalesi, Uludağ’dan gelen suların aşağı akmasıyla oluşmaktadır. Şelale bir kanyondan dökülmektedir. Şelale’nin çevresinde ise piknik alanları bulunmaktadır. Uludağ’ın eteklerinde yer alan Saitabat Şelalesi’nin aktığı kanyon ise doğa sporlarıyla uğraşanların sıklıkla tercih ettiği bir nokta olmaktadır. Genellikle şelale yazları serinlemek için tercih edilse de biz kış ayını tercih ederek şelalenin huzur veren sesi, çevredeki ağaçların zihin açan kokusu ve bu eşsiz manzara karşısında büyülenmeden geçemiyoruz. Ayrıca fotoğraf çekmek isteyeceğiniz pek çok kare yakalayabiliyorsunuz burada. Biz bu durumu bolca değerlendirerek çok güzel karelerde buluyoruz kendimizi.

Son olarak da Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde  Bursa’dan bahsettiği küçük bir cümlesi ile veda etmek istiyorum.

“Velhasıl Bursa sudan ibarettir.”

8 Temmuz 1996 ,Tarsus doğumluyum. Celal Bayar Üniversitesinde öğrenciyim.Doğayı ve doğanın bize sunduğu güzellikleri görüp, keşfetme arzumdan ve bu güzellikleri sizlerle paylaşma isteğimden dolayı seyahat yazarlığı yapmaktayım.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*