Lady Diana ve Çarpıcı Stilleri

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

Prenses Diana, bir diğer ismiyle Diana Spencer soylu bir aileden geliyordu ve ailesi sebebiyle kraliyet ailesiyle hep bir yakınlık içerisinde oldu.

1 Temmuz 1961 tarihinde kraliçenin özel mülklerinden biri olan Sandringham’da dünyaya geldi ve çocukluk yıllarını da orada geçirdi. Diana’nın babasının bir dönem kraliyet ailesi için çalıştığı da söyleniyor. Annesi, Diana henüz küçükken onları terk etmiş, bu nedenle Diana’nın içine kapanık bir çocukluk geçirdiği biliniyor.

Prens Charles ve Prenses Diana…

Charles 28, Diana ise 16 yaşındaydı. Diana o dönemde bir anaokulunda öğretmenlik yapıyordu. Prens Charles, Diana ile yalnızca on üç kez görüştükten sonra ona evlenme teklif etmişti.

Charles ile evlenme konusunda şüphe içinde olan Diana, rüya gibi bir gelinlik ve düğünle Prens Charles ile dünya evine girmiştir.

Moda öncüsü ve stil ikonu olan Diana giydiği her kıyafet ile medyada adından sıkça bahsettirmiştir.
Işıltılı gece elbiselerinden, göz alıcı desenlere kadar sınırları genişleten Lady Diana, kişisel zevklerini kraliyet çizgisine ustaca adapte etmeyi başarmıştı. Aksesuar seçimlerine gösterdiği ekstra özen ise en sade tercihini bile bambaşka bir boyuta taşıyordu. Güneş gözlükleri, “D” harfli kolyeleri ve şapkalar bu alanda iddialı bir yere sahipken, mücevher seçimleri de ayrı bir önem taşıyordu.

Ancak tüm bu renkli moda serüveninin arasında tek bir siyah elbise, her şeyi gölgede bırakacak kadar güçlü bir giriş yaptı ve “İntikam Elbisesi” olarak tarihe geçti. Christina Stambolian imzası taşıyan siyah elbise “fazla cüretkar” olduğu için Lady Diana’nın dolabında beklediği üç yılın ardından, Serpentine Gallery davetinde gün yüzüne çıktı.

Aslında başka bir elbise giymesi planlanan Lady Diana, bu stratejik hamleyle aynı gece kendisini aldattığını itiraf eden Prens Charles’tan asaletle rol çalarak ertesi günün gazete manşetlerine çıkmasını bile engellemişti. Küçük siyah elbiselerin asla hafife alınmaması gerektiğini öğreten bu ders, Lady Diana’nın da stil yolculuğundaki en önemli detaylardan biri oldu.

Lady Diana, hızla değişen çevresine rağmen bu duruma adapte olabilen, kendinden uzaklaşmadan kendini geliştirebilen, tarzını değiştirirken tavrından ödün vermeyen güçlü kadınlardan biriydi.

“Hayatı asla kitabına göre yaşamıyorum. Beni kalbim yönlendiriyor, aklım değil,” diyen bir prensesin stilinden ilham almak belki de bu yüzden gelip geçici moda ikonlarına göre her zaman çok daha anlamlı olacaktır.

Günümüzde bile birçok ünlü Diana’nın yaptığı sportif kombinleri yapmaya devam ediyor.

Milyonlarca insana sevgi ve merhametinizle ilham verebiliyorsanız, seçtiğiniz kıyafetlerinizin ötesinde anlatacağınız bir hikayeniz var demektir.

 

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*