Masallar Diyarı: Kapadokya

Seyahat Kategorisinde Tarafından

Gökyüzünü süsleyen balonları, peri bacaları, eşsiz gün batımı ve muhteşem manzarası ile beyaz atlar ülkesi Kapadokya…

60 milyon yıl önce Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkan bölge 1985’ten beri UNESCO Dünya kültür mirasları listesinde yer alıyor. Kapadokya, Pers dilinde Güzel Atlar Diyarı anlamına geliyor. Bunun nedeni ise Farsların bu bölgeye güzel ve sağlıklı olan atları getirmesidir. Kapadokya’da gezilecek birçok yer olduğu gibi atlı safari turu ve gün doğumunda balon turuna katılmak gibi aktivite imkanları da bulunuyor.

Bu hafta sonu Kapadokya’da rüya gibi bir manzara ile gözlerimizi açtık. Gökyüzünü balonların süslediği bir gün doğumunu izlemenin hayaliyle gelmiştik ve şanslıydık ki havanın güzelliği sayesinde bu ana tanık olabildik. Kesinlikle hayatta bir kere de olsa bu anın mutluluğunu yaşamanızı ve Kapadokya’nın büyülü atmosferine doğru bir yolculuğa çıkmanızı tavsiye ediyorum. Karasal iklimin hakim olduğu bu bölgeye gitmenin en uygun zamanı ilkbahar ile sonbahar ayları olarak biliniyor. Biz kasım sonuna denk geldiğimiz için haliyle hava biraz sisli ve soğuktu. Ancak balonların uçmasını engelleyecek rüzgar ve kötü hava şartları olmadığı için şanslı durumdaydık. Sabahın erken saatlerinde kalkarak gün doğarken balonları görebildik ve bu eşsiz manzarayı sisli havaya rağmen fotoğraflarla ölümsüzleştirebildik. Bu arada balonları bizim gibi aşağıdan izlemek yerine, binerek yukarıdan aşağıyı izlemeyi tercih edenlerden olmak istiyorsanız bir saatlik tur için kişi başı 120-180 Euro arasında bir fiyat ödeyerek bu eşsiz manzaranın tadını çıkarabiliyorsunuz. Euro bazında bir fiyat belirledikleri için bize biraz pahalı geldi ve tercih edemedik. Ama bir gün bu keyfi yaşamak için tekrardan geleceğim.

Görülmeye değer doğal oluşumları ile Peri Bacaları

Nevşehir’in ünlü turistik yeri Kapadokya’da görülmeye değer doğal oluşum olan Peri Bacaları burada bulunuyor. Peri Bacaları, Kapadokya bölgesi içerisinde ilginç yeryüzü oluşumlarına verilen isimdir. Kapadokya dediğimiz bölge Aksaray, Nevşehir, Niğde, Kırşehir ve Kayseri illerini kapsıyor. Bu sınırların arasında  Avanos, Ürgüp, Göreme, Uçhisar ve Ihlara çevresi “Kayalık Kapadokya Bölgesi” olarak biliniyor. Yöredeki volkanlardan püsküren lav ve küllerin çukur alanları doldurarak kalın bir tabaka oluşturması sonucu ortaya çıkmıştır. Tüf yığınlarının zaman içinde aşınması ile yarattığı ilginç görünümlere yöre halkınca “Peri Bacaları” adı verilmiştir.

En güzel seyir yeri: Uçhisar Kalesi

Uçhisar; Kapadokya manzarasını ayaklar altına seren, bölgenin en yüksek yerinde konumlanan bölgesidir. Şehir merkezine yaklaşık 7 kilometre uzaklıkta bulunan Uçhisar Kalesi’nin içinde gizli yollar, odalar, mahzenler, tüneller, sığınaklar hatta mezarlar bile bulunuyor. Kalenin dışında bulunan merdivenlere ulaşmak için öncelikle birkaç mağara ve tünelden geçmek gerekiyor. Henüz çok yüksek basamaklarda olmasanız bile, bölgenin nasıl bir manzaraya hakim olduğunu tahmin etmek hiç zor değil. Farklı yükseklikteki yüzlerce peri bacasının yanı sıra Uçhisar Kalesi yüksekliği 1350 metre olan tepede konumlanıyor. Kale girişinde ücret alınıyor ve kalenin işletmesi belediyeye ait olduğu için Müze Kart da geçerli olmuyor. Fakat kapıda ödediğiniz 3.25 TL’ye kale manzarası kesinlikle değiyor.

Güneşin daha güzel battığı yer: Kızıl Vadi

Kapadokya’da gün batımı nerede izlenir diye sorduğunuzda ilk gösterilen adreslerden bir tanesi Kızıl Vadi. Doğanın muhteşemliğini keyifle izlemek istiyorsanız mutlaka uğramanız gereken yer burası. Doğanın ihtişamı, güneşin batışı… Gerçekten inanılmaz. Fotoğrafçılıkla ilgileniyorsanız gün batımı fotoğraflarının çekildiği harika bir yer. Kendinize bu iyiliği yapıp burada keyifli bir doğa gezisi gerçekleştirebilirsiniz.Yürümeyi sevenler için muhteşem bir yürüyüş yolunu barındırıyor bu vadi. Özellikle de gün batımını izlemek isteyenler, güneşi hesap edip öğleden sonra bir saatte Kızıl Vadi’den çıkıp 5 kilometrelik Çavuşin Köyü’ne mutlaka yürümelisiniz. Girişte 3 TL alıyorlar ve aynı biletle gün içinde istediğiniz kadar girip çıkabiliyorsunuz. Yürüyüş boyunca burada kiliseye rastlayabiliyorsunuz. Kilisenin etrafında küçük bir işletme var. Bu işletme durup dinlenebileceğiniz, ihtiyaçlarınızı giderebileceğiniz bir yer. Konumu itibariyle sessiz, insanı dinlendiren bu vadiyi her yönüyle keşfedip anı yaşamanızı öneriyorum.

 

Konumu itibariyle saklı bir güzellik: Aşk Vadisi

Henüz aşık değilseniz bile Kapadokya Âşıklar Vadisi’ne uğradığınız andan itibaren gönlünüzü buraya kaptırabilirsiniz. Kapadokya’nın en ünlü vadilerinden biri olan Göreme Bağlıdere Aşk Vadisi, 4900 metre uzunluğa sahiptir. Gün doğumundan gün batımına kadar muhteşem bir görsel şölene ev sahipliği yapan vadi, bu yönüyle hem yerli hem de yabancı turistler tarafından sıklıkla ziyaret edilmektedir. Bölgenin yeşil ve güzel manzarasıyla bütünleşen vadi yürüyüşleri yaklaşık 2.5 saat sürmektedir. Burada yer alan parkurun iki ayrı girişi bulunmaktadır. Bunlardan biri Göreme – Avanos yolundan yapılırken, diğeri Uçhisar – Göreme yolundan yapılmaktadır. Unutmadan söyleyelim Aşk Vadisi’ne gitmeden rahat etmenizi sağlayacak spor ayakkabı giymeyi ve fotoğraf makinesi götürmeyi unutmayın. Çünkü burada eşsiz doğa manzaralarını fotoğraflamadan duramayacaksınız. Ayrıca rehber eşliğinde Atv turuyla da gezebilmeniz mümkün. Gerçekten çok romantik bir yer, adı gibi Aşk Vadisi. Ve birçok yere güzel fotoğraflar çekebilmeniz için romantik dekorlar yerleştirmişler. Harika kareler yakalayabiliyorsunuz. Ayrıca vadiye doğru salıncakta fotoğraflar çekinmeyi de unutmamanızı öneririm.

 

Mükemmel halı sunumu yapan Kapadokya halı mağazaları

Son olarak da sizlere şu sıralar Kapadokya’ya giden yerli ve özellikle de yabancı turistlerin fazlasıyla ilgisini çeken bir yerden bahsetmek istiyorum. Anadolu’da, bize özgü kalan en nadide değerlerden biriside halılarımız. Kapadokya’nın toprağı nasıl çanak çömleği sanata çeviriyorsa hüznünü, sevincini ve asırlık tarihini de kadınlar halıların ilmiklerine döküyor. Halı mağazalarına girer girmez renk ve desen bolluğundan başınız dönecek kadar etkileniyorsunuz ve burada fotoğraf çektirmek istiyorsunuz. Ancak burada fotoğraf çekilmenin bile bir bedeli var. 50 TL karşılığında bu eski el dokuması halılar ile birlikte fotoğraf çektirebiliyorsunuz. Ayrıca girişe koydukları renkli desenli lambalarla fotoğraf çekilmek ise 20 TL. Bu gibi turistik mekanlarda ticaretin bu denli pahalı bir şekilde yürümemesini temenni ederek hepinizi Kapadokya’nın büyüsüne kapılmaya davet ediyorum.

 

İlk kapadokya turum olduğu için mi bilmiyorum ben bu doğa harikası bölgeye bayıldım. Günümüzde hala el değmemiş, tabiatın bize sunduğu güzelliklerin var olduğunu bilmek çok güzel bir şey doğrusu.

8 Temmuz 1996 ,Tarsus doğumluyum. Celal Bayar Üniversitesinde öğrenciyim.Doğayı ve doğanın bize sunduğu güzellikleri görüp, keşfetme arzumdan ve bu güzellikleri sizlerle paylaşma isteğimden dolayı seyahat yazarlığı yapmaktayım.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*