Nazım Hikmet’ten En Karanlık Gecemize Bile Güneş Doğuracak 10 Söz

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

Malumunuz, Türkiye’nin yetiştirdiği birçok değerli şair, yazar, sanatçımız var. Fakat bunlardan bir tanesi, gerek aşkları, gerek siyasi görüşü, gerek çektiği çileler, gerekse gönderildiği sürgünlerle; siyasi görüşümüz ne olursa olsun, hepimizin kalbinde bir taht sahibi olan Nazım Hikmet RAN. Piraye’si Vera’sı, Münevver’i sürgün günleri derken.. Nazım Hikmet’in çektiği çilelere rağmen ne kadar umut dolu bir şair olduğunu göz ardı ediyor olabiliriz belki de. İşte Nazım’dan bizlere, en karanlık gecemize bile güneş doğuracak 10 bilgece söz.

1. EIi koIu zincirIere vuruImuş, vatan çırıIçıpIak yere seriImiş. Oturmuş göğsüne teksasIı çavuş. BeyIer bu vatana nasıI kıydınız?

İlkin şöyle bir bakıyordu vatana. Çaresiz, alıkonulmuş birine benzetiyordu. Hemen arkasından yapıştırdı sitemi : “Beyler bu vatana nasıl kıydınız?”..

2.Gerçek yaşamdan kaçan ve onunla bağıntısız konuları işleyen kimse, saman gibi anlamsızca yanmaya yargılıdır.

Dedi hemen sonra, zira yakacaklardı zaten Nazım’ı. Ama olsundu, vatan için yanmaksa işte.. Tam da şöyle diyecekti:

3. Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak.. Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?

Yanacaktı evet, ama karanlıkların aydınlığa çıkacağına inancı her daim tamdı. Çıkmalıydı zira. Her gecenin bir sabahı olmalıydı…

4. Ve aynı ihtirasIa tekrar ediyorum yine. OnIar ki; toprakta karınca, suda baIık, havada kuş kadar çokturIar. Korkak, cesur, cahiI ve çocukturIar.

 

Umurunda değildi, sayıları, vasıfları, ne kadar nüfuz sahibi oldukları.. Korkaktılar zira, cahil ve çocuktular!

5. Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani, öylece gibi de görünüyor, Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni, ve de uyarına gelirse, tepemde bir de çınar olursa, taş maş da istemez hani.

Peki, var mıydı öyle umutları yitirmek? Hemen sonra kendine geldi Nazım, öyle kolay pes etmek yoktu!

6. Yok öyle umutları yitirip, karanlıkta savrulmak. Unutma,

aynı gökyüzü altında bir direniştir yaşamak.

Zira elbet bitecekti bu karanlık günler de..

7. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini.

8.Elbet dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya  en şanlı elbisesiyle; işçi tulumuyla güzelim memlekette hürriyet…

9.İster gökyüzünde seyret, ister gözlerimde: Körler onları göremese de, yıldızlar vardır.

Öyle ki, hiç umut olmasa dahi; kendi kendinin umudu olmalıydı insan..

10.İnsan, denizin olmadığı yerde; Umut adına, martı olmalı.

Zira; yaşamak, bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşçesine!

Saygı, sevgi ve sonsuz minnetle…

 

Başkent Üniversitesi İşletme bölümü öğrencisiyim. Kendimi bildim bileli yazılar yazıyor, 2012 senesinden beri aktif blog yazarlığı ile ilgileniyorum. İyi düzeyde İngilizce, orta düzeyde Fransızca biliyor; boş zamanlarımda seyahat ediyor ve müzikle uğraşıyorum.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*