Sıradışı Bir İnternet Dergisi

Bir On Bin Adım meselesi

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

Çok değerli EAOMAG okurları, bugün son zamanların popüler dijital platformu GAİN için hazırlanan dünya tatlısı 10 bin adım dizisini konuşacağız. Başrollerini Engin Günaydın ve Devin Özgür Çınar’ın üstlendiği dizinin ilk sezonu 10 bölümden oluşuyor. Bölüm isimlerini içeren kısa paragraflardan oluşacak yazım. İzleyince siz de seveceksiniz.

Ezgi ve Memet eski sevgililerdir ve bu iki çılgın eski sevgili her gün 10 bin adım atmaya karar verirler. Ve başlarına gelmedik kalmaz. Aynı zamanda  taban tabana zıt gözükseler de birbirini tamamlayan iki kişidirler.

Eski sevgilimizle on bin adım atmak hangimizin aklına gelir ki? Söylesek kabul ederler mi acaba? Şöyle sorayım, düşman olarak ayrılmadığımız eski sevgililerimiz var mı ? Ezgi ve Memet bu işe kalkıştıklarında başlarına geleceklerden habersiz buluşurlar.

Yalan kötü bir şeydir arkadaşlar, söylememek lazım. Instagram yalanları söyleyen birine dersini vermeye çalışmak da tam Ezgi ve Memet ikilisinin işi. Bu ikili beraber yürüyünce korkacaksınız. Size rastlamalarından daha da çok… Eğer bir şeyler saklıyorsanız bu ikili ile karşılaşmayın.

Efendim bu taban tabana zıt ikilimiz birbirlerine ilişki koçu olmaya da kalkıyor ama nasıl tatlılar. Memet düz mantık bir birey, Ezgi daha çok sorgulayan, daha şüpheci biri. E hal böyle olunca olaylar birazcık karışıyor.

Siz hiç ayrılık çantası yaptınız mı? Hiç sevgilinize ayrılık çantası adı altında size aldığı yada onun sizde kalan eşyalarını verdiniz mi yoksa hepsini atıp yaktınız mı ? Buyurun yorumlara.

Peki hiç ”insanlık” yapmak isterken başınıza bir şey geldi mi? Peki iki çılgın insan insanlık yapmak isterken başlarına en fazla neler gelebilir ve kendilerine nasıl bir bela açarlar? Açık söyleyeyim en çok güldüğüm bölümdü.

Cesaret. Ne büyük kelime. Söylemesi kolay ama hadi yaşa bakalım. Hani oynardık ya doğruluk mu cesaret mi diye? Cesaret seçemezdi kimse. Bakalım Ezgi ve Memet ne yapmışlar? İki tek düze ve sıkıcı insan gibi gözükseler de bakın aslında nasıl da cesurlar.

Mutluluk diyelim biraz da. Aslında mutluluk öyle çok büyük bir şey değildir. Çocuk ruhlu olmaktır, içimizdeki çocuktur mutluluk. Bazen hayatın detaylarında gizlidir. Kaç yaşına gelirsen gel içindeki çocuk hiç ölmemişse senin mutluluğa açılacak bir kapın hep vardır. Ezgi ve Memet için de mutluluk on bin adımda gizli. Çünkü hayatlarındaki küçük detayları böyle görmeye başladılar..

Kitle diyelim bakalım şimdi de.. Kitle ama ne kitle? Kitle diyince aklınıza kaç anlam geliyor? Bir topluluk, bir insan grubu ya da bambaşka bir şey? Sizi biraz merak ettireceğim çünkü buradaki kitle bambaşka bir kitle..

Hayatınızın monoton olduğunu düşünüyor musunuz? Düşünüyorsanız bunu değiştirmeye çalıştınız mı hiç? Peki değiştirmek için neler yaptınız? Bu arada bu konuyla ilgili yorumlarınızı merak ettiğim için soruyorum. Ezgi ve Memet on bin adım atıyorlar mesela. Her gün buluşuyorlar. Evet bu da bir süre sonra bir monotonluk ama vaktimiz varsa, havalar da güzelse her gün başka bir sahilde yürümeyelim mi?

İlişkilerdeki en mühim meselede sıra. Sadakat. Olmazsa olmazdır. Bunu başaramayan birilerine rastladınız mı ? Ben rastladım. Yokluğu bir ilişkiyi yok eder varlığı ise bir ömür var eder.

Ben Ezgi ve Memet ikilisini çok sevdim. Her gün sizinle on bin adım atmaya razıyım. Sıkılırsanız falan arayın gelirim. Nice adımlara.

Kamu Spotu : Sağlık için her gün 10.000 adım atın!

Sevgiyle, sağlıkla ve dost olarak kalmayı da unutmayın.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Kültür & Sanat Son Yazıları

Öteki Taraf’ın Felsefesi

Görüp görebileceğiniz en keyifli kurgulardan biri olan The Good Place, güldürürken düşündüren

SANATIN RUHU

Sanat ve insan arasındaki derin bağa bir mercek tutalım. Çoğu zaman "boş

Bakış; Frankenstein

Carl Schmitt'in "değersizliğin belirlenmesi, değersizliğin yok edilmesi demektir" cümlesini okuduğumda aklıma Frankenstein
Git Yukarı