Gece
Gündüz

Röportaj – Vera

10 September 2021
yazdı
5 dk'lık okuma

Müzik çoğu zaman melodilerden besleniyor olsa da aslında yaşanmışlıkların yansımasıdır. Biraz İstanbul, biraz aşk, biraz hayal kırıklığı derken aklımıza birçok grup geliyor elbette fakat en çok da Vera geliyor. 2017 yılında  Mutluluk Reklamı ile önemli bir çıkış yakalayan grup üyeleri Arel Koray Nalbant, Dünyacan Yılmaz, Canberk Karademir ve Mustafa Sarbak ile samimi bir sohbet gerçekleştirdik.

1.  Grubu 2004 yılında Denizli’de kurdunuz ve 2007’de “Sadece” ile İstanbul maceranız başladı. Peki bu sürecin başlaması ve sonrasındaki yükselişiniz hakkında eklemek istedikleriniz var mı, neler yaşadınız?

Vera’nın amatör bir okul grubu olmaktan bir adım öteye geçmesinin sebebi bizce üniversite yıllarında da inatla müzik yapmaya devam etmemiz, hemen ardından da 2011’de gerçekleşen Be ‘The Band’ Müzik Yarışması. Bugünlerde bu kadar detaylı projelendirilen, gruplara bir kariyer sunabilen müzik organizasyonları var mı, en azından bizim gözümüze çarpmıyor.

Spotify vb. dijital platformların henüz ülkeye girmediği, bağımsız müzisyenlerin çıkışlarını bugüne göre daha dar imkanlarla yapabildiği bir yıldı 2011. Bu yüzden ilk profesyonel kayıt tecrübesi, ilk EP, ilk klip derken, Vera’nın kilometre taşlarından biri olarak bu yarışmayı gösterebiliriz. Bu vesileyle, yarışmadan sonra ikinci evimiz haline gelen Babajim Stüdyoları’na ve pek sevgili Eppie Özen’e 10 yılın ardından tekrar teşekkür edelim:)

2. Grubunuzun adı “Vera” nereden geliyor, sizin için ne anlam ifade ediyor?

Vera ismini koyarken birbirine zıt iki çıkış noktamız vardı. Biri, Nazım Hikmet Ran’ın son eşinin adı, Vera Tulyakova. Bir diğeri de, İkinci Dünya Savaşı’nı destekleyen, hattâ Pink Floyd’un da ismine yergi dolu bir şarkı yazdığı İngiliz şarkıcı, Vera Lynn.

3. Şarkıları kendiniz yazıyorsunuz, çok da anlamlı sözleriniz var. Edebiyatla iç içe olduğunuz belli oluyor. Peki bu anlamlı sözleri neye borçluyuz, ilham kaynaklarınızdan bahseder misiniz?

Sadece edebiyat da değil aslında, başka sanat disiplinlerine ilgi göstermek bizce hem söz yazarlığının ahengini, hem de içerik olarak farklı sularda yüzebilmeyi etkiliyor. Farklı sanat dallarından beslendikçe, hem kişisel hikayeleri daha etkileyici anlatabiliyor, hem de sizi düşündüren, size bir şeyler hissettiren olayları, duyguları doğru tarif edebiliyorsunuz.

İlham kaynaklarına gelecek olursak; bazen başınızdan geçen bir olay, bazen izlediğiniz bir film, bir dizi repliği, karşınıza çıkan bir twit, kanınıza dokunan bir haber, ya da bir tarihi figür… Bazen de sadece o anki kötü ruh haliniz, açıklayamadığınız bir his.

Hemen her şeyden şarkı sözü çıkabilir, sizde yeterli duyguyu uyandırdıysa.

4. Şarkılarınızda anlattığınız hikayeler çok gerçek çok özel. Bunlar sizin yaşanmışlıklarınız mı yoksa karşılaştığınız hikayeler mi?

Bir süre her yazdığımızın gerçeklere, yaşadığımız, hissettiğimiz şeylere dayanmasına çok kafayı takmıştık. Örneğin 2016’da yayınladığımız Bir Yangın Var albümü tamamiyle bu prensibe dayanıyordu.

Yıllar içinde bu inadımız kırıldı ama, belki de o yıllardan kalma bir alışkanlık olabilir, yazdığımız her şey gerçek bir hikayeymiş gibi yansıtabilme alışkanlığı. Literatürde bu tekniğin daha kısa bir tanımı vardır muhakkak:)

Mesela geçtiğimiz yıl yayınladığımız Sonsuza Kadar, her ayrıntısıyla gerçek bir hikaye zaten. Fakat Deniz Kabukları aslında Kaş’ta geçmiyordu, ya da örneğin Davetsiz’in çıkış noktası Andersen masallarından biri.

5. Mutluluk Reklamı ile 2017’de önemli bir çıkış yakaladınız. Bu şarkının çıkış hikayesini dinleyebilir miyiz? Bu kadar başarılı olacağını düşünmüş müydünüz?

Evet düşünmüştük:) Şarkı ilk ortaya çıktığında, tek akustik gitarla çalarken dahi kendini belli ediyordu.

Mutluluk Reklamı üçlemesini hazırladığımız dönem grup soundunu farklılaştırma gayretindeydik, provalarda farklı enstrümanlar, farklı ayrıntılar deniyorduk.

Yetenekli dostumuz Emir Yargın da Türkiye’de -galiba- ilk kez karşılaşılan bir senaryo ve çekim tekniği ile şarkıyı kliplendirince taşlar yerine oturdu. İçerik – sound – klip, hepsi birbirini destekledi.

6. Yeni single çalışmanız “Cam Kenarı” hakkında konuşalım biraz. Şarkının sözleri, bestesi nasıl çıktı ortaya, hikayesi varsa anlatabilir misiniz?

Arel: Şarkının sözleri, -çok da şaşırtıcı olmasa gerek, uçakta çıktı:) Uçak uzaklaşıyordu, cam kenarından dışarı baktığımda bulutların altından çirkin binalarla kaplı İstanbul silüeti görünüyordu. Aklıma şehirden temelli taşınan, yurtdışında kendilerine benden çok daha güzel bir hayat kuran birkaç yakın arkadaşım geldi. Tabii daha acısı, bu genç insanların umursanmaması…

Cam Kenarı’nın özünü -hattâ şarkıdan da daha direkt olarak- yansıtan klibine de değinmemiz lazım bence, Emir Yargın hakikaten lafı hiç dolandırmayan bir senaryo yazdı. Gitmeyi başarabilmiş bir kadın, gidemeyen dostlar, yarım kalmış -hattâ açılamamış defterler. Ve son bir veda rakısı.

Buket Gülbeyaz, başrolümüz, bu ikiliği, deyim yerindeyse memleketsizliği yerinde tecrübe etmiş harika bir aktör. Keza bütün bu fikirleri mümkün kılan yetenekli prodüksiyon ekibi, Palm Film. Açıkçası her noktasıyla müthiş beğendiğimiz, şarkıda bahsettiğimiz her şeyi gözlerimizle gördüğümüz bir klip oldu. <3

7. Yeni çıkacak beşlinizin ilki Cam Kenarı’ydı. Peki hayranlarınıza diğer şarkılarınızla ilgili nasıl bir ipucu verebilirsiniz?

Birbirini takip eden bir 5 parça olacağını söyleyebiliriz. Alışıldık dizi bölümleri gibi de anlaşılmasın tabii, ‘previously on Lost’ tadında değil de, birbiriyle ilişkili konulara eğilen, sound ve görsel açıdan bütünlüklü olan bir seri hazırlıyoruz.

İlla bir hikayeye oturtacak olursak da herhalde Cam Kenarı son şarkı olurdu, sondan başlamış olurduk yani:)

Son bir ipucu daha verelim, serinin ikinci parçasının ismi ‘Kördüğüm’.

Vera ile yaptığımız keyifli sohbet için kendilerine çok teşekkür ederiz umarım okuyucularımız da keyif alır.  Vera’nın  başarılı single çalışması Cam Kenarı’yı hala dinlememiş olanları böyle alalım.

Yorum Yap

Your email address will not be published.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR