Sıradışı Bir İnternet Dergisi

Sanat Tarihiyle İkinci Hafta: Barok Dönemi

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

Artık tarafımızı seçmemizin zamanı geldi: Barok mu Rönesans mı? Hareketlilik mi seversiniz, durgunluk mu? Simetri mi tercihiniz yoksa asimetri mi? Peki abartıyla aranız ne durumda? Bu soruların cevaplarını aklınızda tutun, yazının ilerleyen kısımlarında hangi sanata daha yakın olduğunuzu öğrenebileceksiniz.

Barok sözcük anlamı olarak “düzgün olmayan inci” anlamına gelir. Sözcük anlamından bile Rönesans’ın mükemmelliğine tepki olarak doğduğu anlaşılabilir. Genelde Barok sanatı Rönesans’la karşılaştırmalı olarak anlatılır. Öncelikle benzer yönlerine bakarsak farklılıkları daha kolay anlaşılabilir. İki sanat da parlak renkleri kullanır ve mitoloji temaları ikisinde de vardır. Gerçek, başarılı biçimde yansıtılır. Farklılıklarına geldiğimizde Rönesans sanatının piramidal kurgu kullandığını görüyoruz. Piramidal kurguda resimdeki figürler bir üçgenin içerisine neredeyse tam oturur. Yukarıdan dar, aşağıya doğru genişleyen bir düzen kullanılır. Yatay ve dikey çizgilerin kullanımıyla sabitlik algısı oluşturulur. Sabitlik algısının oluşmasına katkı sağlamak için çarmıha gerilme sahnelerindeki haçlar belirgin biçimde kullanılır. Buna karşın Barok döneminde hareketlilik vurgusu vardır. Yatay ve dikey çizgiler tabloda önemli yer kaplamaz.

Diğer bir fark, mimikler ve hareketlerdedir. Rönesans sanatında mimiklerde dinginlik ve huzur vardır. Fakat Barok’a baktığımızda değişik mimikler ve abartı kas hareketleri görülür. Özellikle Caravaggio eserlerinde bu hareketlilik ve mimik etkisinin güzel gözlenebileceğini düşünüyorum. Şimdi İsa’nın Yakalanması (1602) tablosuna bakalım ve etkileri görelim.

Sonsuza kadar o pozisyonda durmalarının bir imkanı yoktur yani durağanlık içermez. Sanki bir “an” tabloya yansıtılmaktadır. Mimikler ise donuk değildir. Tablonun geneline hakim olan hareketlilik hepimizin içine işlemektedir.

Rönesans’ta arka planlar detaylı manzaralar içerir. Barok’ta ise arka plan önemsiz görülür ve genelde düz siyahtır. Bunu birazdan inceleyeceğimiz eserlerde gözleyebileceğiz. Bu karanlık ve detaysızlık ön taraftaki hareketliliğe vurgu yapmak için kullanılmaktadır. Örneğin az önce gördüğümüz İsa’nın Yakalanması’ndaki arka planı düşünelim. Karanlık ve düz olmasıyla tamamen ön tarafa odaklanabildik.

Barok, Rönesans’taki kusursuzluğa karşı çıkar. Örneğin Caravaggio evsiz adamları tablolarında model olarak kullanmıştır. Işık kaynakları genelde yapaydır. Gölge karşıtlıkları bulunur. Bunlar, eserlerin dönemlerini anlamamız için yardımcı olacak güzel ipuçları. Şimdi örneklerimizi inceleyelim.

1. CARAVAGGIO- İSA’NIN MEZARA KONULUŞU (1602)

En arkadaki ağlayan kadının yüzü içimize işlemektedir. Arka fon, dönem özelliğine uygun olarak karanlıktır. Bu kişi Magdalalı Meryem’dir. Solundaki kişi ise İsa’nın annesi Meryem’dir fakat alıştığımızdan farklı olarak sokaktan sıradan bir insan gibi görünmektedir. İsa’nın sarkık kol duruşu Yunan-Roma heykellerinden alınan ölü savaşçı betimlemesidir. İsa’nın vücudunun diriliğine karşı onu mezara koyan kişi daha sönüktür. Böylece bir karşıtlık yaratılmaya çalışılmıştır. Figürler genel olarak izleyiciyle ilişki içinde gibidir ve böylece seyirci de olaya dahil edilir.

2. VELAZQUEZ- NEDİMELER (1656)

Sanat tarihinin en önemli eserlerinden birine geldik. Daha önceki yazımda anlattığım Arnolfini’nin Evlenmesi gibi baktıkça ayrı bir detayın fark edileceği bir tablo. Resim içinde resim barındırdığı söylenmektedir. Bu etkiyi arka duvarda asılı ayna sağlamaktadır. Aynada dönemin İspanyol kral ve kraliçesi görülmektedir. Sanatçının bu etkiyi daha önce bahsettiğim Arnolfini’nin Evlenmesi tablosundan esinlenerek yaptığı söylenebilir. Resmin solundaki kişi ise Velazquez’dir. O dönem kralın koruması altındadır ve üzerindeki haç simgesi şövalyelik unvanı aldığını göstermektedir. Resmin ortasında prenses ve çevresinde nedimeler vardır. En sağda ise saray cücesi görülmektedir. Arka kapıdaki kişinin odaya girdiği veya çıktığı belli olmadığı için tartışma konusu olmuştur. Resme yakından bakıldığında lekeler vardır fakat uzaklaşınca hepsi bütünlük sağlarlar. Resimde arkası dönük bulunan tablo da ayrı bir düzlemdir. Sağdaki pencere de görünmemektedir, bu da farklı bir düzlem içerir. Böylece resmin mekânsal kurgusu tartışmalıdır.

3. REMBRANT- ANATOMİ DERSİ (1632)

Bu yıllarda anatomik incelemeler halka açık bir şekilde yapılmaktaydı. Resimde de seyircilerin toplandığı bir anatomik inceleme dersi görülmektedir. Bu insanların hepsi resimde yer alabilmek için para vermiştir. Arkadaki elinde parşömen olan adam katılımcıların isimlerini belirten kişidir. Resimdeki kişiler Rembrant’ın ince çalışması sonucu oluşturulmuş portreler bütünüdür. Her birinin yüz ifadesi dönem özellikleriyle uyum sağlar. Ayrıca resimde diğer bir Barok özelliği olan yığılmış figürler görünmektedir. Dersi inceleyen kişilerin hepsi bir küme halindedir. Kadavranın solgunluğu ve parıltısı yine bir dönem özelliği olarak arka planla zıtlık oluşturmaktadır. Işık kaynağı yapaydır.

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

1 , 2 , 3 , 4 , 5

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Kültür & Sanat Son Yazıları

Santuri Ali Ufki Bey

Günümüzde Ukrayna sınırları içerisinde yer alan Lvov şehrinde, soylu bir Polonyalı ailenin
Git Yukarı