Sıradışı Bir İnternet Dergisi

Tag archive

Sanat

Yazar ve Yazan

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

Hepinize tekrardan merhabalar. Bugün sizler ile ”yazar” ve ”yazan” arasındaki farktan bahsetmek istiyorum. Bu konuyu ele alma sebebim, yazı yazmanın aslında o kadar zor olmadığını göstermek ve buna bir kimlik kazandırmak. İzninizle hemen başlayalım:

Yazmak ne anlam ifade ediyor?

İlk olarak, yazı yazmanın ne kadar güzel olduğunu size açıklamak istiyorum. Yazı yazarken, genelde anlama odaklandığımız için, kelimeleri dikkatle seçiyoruz. Bu aslında çok önemli bir durum, çünkü yazı yazdıkça, kağıda yazdıklarımız günlük konuşma dilimize de yansıyor. Yani, bir nevi nasıl yazdığımız, bize nasıl konuşacağımızı gösteriyor. Dediğim gibi, içimizden geçenleri kağıda dökmek için, kelimeleri en güzel biçimde seçmeliyiz ki; duygu ve düşüncelerimizi en anlaşılır bir biçimde aktarabilelim.

Yazmak, aslında bizim içimizde gerçekten ne hissettiğimizi gözler önüne serer. Biz insanlar, kendimize ve başkalarına yalan söyleme konusunda uzmanız. Yazı yazarken insan, ister istemez kendine karşı dürüst olma eğilimi sergiliyor. Kelimeleri seçmeye çalışırken, kendine yalan söylemeyi unutuveriyor insan. Yazıyorsunuz, yazıyorsunuz… En sonunda, sanki bir başkası okuyormuş gibi bakıyorsunuz yazınıza ve aslına o konuda duygularınız ne olduğunu anlıyorsunuz. Eğer yazınızı kalbinizle ve yüreğiniz ile yazmışsanız, dürüst bir şekilde ne hissettiğinizi görüyorsunuz. Şahsen, yazı yazmanın güzelliği de burada bence. Gerçekten insan, yüreğini koyuyorsa yazdığı kağıda, ne yalan kalıyor, ne de kandırmaca…

Yazan kimdir?

”Yazan” kelimesi, aslında yazar kelimesi ile aynı anlamı taşımaktadır. Ama bence öyle değil, gelin size açıklayayım. Yazan kelimesi, bana göre ”Başka yazarlardan esinlenen, acemi, yazar olmak isteyen kimsenin ilk hali, çaylak” bu anlamları taşımaktadır. Çünkü, herkes ”yazar” olamaz. Yazarlık, özgünlük ister. Sabır ve birikim ister. Okuma ve kültür ister. Yazar olmak için, ilk önce ”yazan” olmak gerekir.

Yazan olmak nedir?

Yazan olmayı şöyle tanımlıyorum:

”Yazan olmak, bir kitaptan, bir şiirden, bir yazardan yahut bir düşünce ya da akımdan etkilenerek, kendi çapında bir şeyler yazmak” olarak söyleyebilirim. Ama sakın yanlış anlaşılma olmasın çünkü:

”Yazan olmak, yazar olmanın ilk adımıdır ve yazar olmak için, yazan olmak şarttır.”

Eğer yukarıda bahsettiğim tanımlardan yola çıkarak kendi çapınızda bir şeyler karalamaya başlamışsanız, bu harika! Çünkü, yazan olmak, ilk adımdır. Çok özeldir ve çok güzeldir!

Bu makaleyi yazma amacım, siz güzel okurlarımı yazmaya teşvik etmek. Biliyorum, belki zamanınız yoktur ama gece geç saatlerde dizi izlemekten yahut oyun oynamaktan daha yararlıdır. Etkilenin. Bir şiir okuyun, bir yazı okuyun ve etkilenin. Birileri ilham alın, çünkü bu işler böyle başlar. İsteseniz de yalan söyleyemezsiniz yazdığınız kağıda. Söylemeyi başarsanız bile, bir sonraki yazınızda dürüst olursunuz.

Ne kadar yalancı olursanız olun, kağıtlara yalan söyleyemezsiniz!

Yazar olun. İlk başta, yazan olarak başlayın. Sonra yavaş yavaş, elinizde kalem aslında ne hissediyorsanız onu söylemeye başlayacaktır. Bana güvenin, alın sevdiğiniz bir şairden bir şeyler okuyun, sonra onu taklit ederek şiir yazın. Olmadı mı, bir makale okuyun ve onu taklit edin. Zamanım yok demeyin, zamanınız var. Eşinize dostunuza ya da işinize ayırdığınız zamanın birazını, sadece bir 10 dakikasını kendinize ayırın. Pes etmeyin, her şey süreklilik ister. Yazan olun, çaylak olun. Size söz veriyorum, belki de içinizde bir cevher bulacaksınız.

Usul bir şekilde toplumumuz ”bireysel” olma yolunda ağır ve sağlam adımlar ile ilerliyor. Bunu durdurmak çok zor, ama bunu bir fırsata çevirmek çok da zor değil. İnsan kendini tanırsa, ne istediğini bilirse, kendisine olan saygısını ve sevgisini toparlarsa, sıra çevresindeki insanlara gelir. Uzun lafın kısası, yazan olmak, yazar olmanın ilk adımıdır. Bu adımı atın, ilk yazınız ne kadar kötü olursa o kadar asılın ve yazın. Yazmak bir yetenek değildir, yazmak kaliteli olmaktır. Yazdıkça, toplumun kalitesini arttıran bir insan olacaksınız.

Umarım sizi sıkmamışımdır. Unutmayın; umutsuzluk ve yalnızlık, hiç bir işe girişmeye cesaret edemeyen insanlar için sonsuzdur. O insanlardan olmayın.

Scrathing Life Through Art: HUR KYUNG-AE

EAO MAG ın Englısh Kategorisinde Tarafından

Art and painting come to life in different forms and bodies. They are the products of the artist however beneath the white canvas, there is more than “a painting”. It gives the perspective of the artists and their world vision, bridge the unspoken realities of the Earth and societies with touches of the artists’ messages. Paintings are versatile platforms to reach humans and its evolution continues with every vibrant movement.

Devamını Oku

Dokunmak…

Yaşam Tarzı Kategorisinde Tarafından

Bu sayfalarda yazıyor olmaktan duyduğum mutluluğu siz okuyuculara sarılarak belli etmeyi çok isterdim ama nafile bir temenni tabi… Hem fiziken mümkün değil hem de bu dönemde sarılmak rutinimizden kalktı malumunuz…

Devamını Oku

Graffiti Art

EAO MAG ın Englısh Kategorisinde Tarafından

Graffiti is the way to express yourself, not only the way to confess love or write your favorite piece of a poem as people define. The first known example of modern-style graffiti is in the ancient Greek city of Ephesus, Turkey, which is interpreted to be an advertisement for prostitution. Graffiti has spread from the New York subway system to the rest of the world in the 70s. People use graffiti to write political campaign slogans, messages to their favorite football team; as general to spread their ideas and point of view. Devamını Oku

Sinemanın Şairi: Krzysztof Kieslowski

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

“Dünyayı değiştirecek olan şey filmler değil, o filmleri izleyen insanlardır.” der sinemanın şairi Krzysztof Kieslowski. İzleyicinin yaşamı bir kez daha gözden geçirmesini amaçlayan yönetmen, 1960-1980 yılları arasında yirmiye yakın belgesel filme imza attıktan sonra uzun metraja yöneldi ve dünyaca ünlü bir sanatçı haline geldi.

Devamını Oku

Tamirci Çırağı: Cem Karaca

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

O sanat camiasında doğan sanatın içinden gelen ve topluma doğru yüzünü dönen bir güneş. Asıl adı Muhtar Cem Karaca olan Cem Karaca tiyatrocu annesi Ermeni kökenli Hristiyan Toto Karaca ve babası Azeri Türkü kökenli alevi Mehmet Karaca’nın tek evladı.

Devamını Oku

Médiocrité Partout: Vasatlık Her Yerde!

Yaşam Tarzı Kategorisinde Tarafından

Hepinizi tüm içtenliğim ile selamlıyorum sevgili okurlarımız! Bugün sizlerle beraber, dikkatimi çok çeken ”Médiocrité Partout” kavramını ele alacağız. Bu konuyu ele alma sebebim, benim için çok önemli olduğunu düşündüğüm ”okuma ve yazma ” konusunu dolaylı olarak etkilemesi. Devamını Oku

AMY

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

Akıllara kazınan kabarık saçları, abartılı göz makyajı, marjinal dövmeleri, sahip olduğu eşi benzeri bulunmayan caz gırtlağı, kendine has duruşu ve sorunlarla dolu hayatından süzüp ilmek ilmek işlediği sert mizacını ve savunmasızlığını dokundurduğu şarkı sözleri ve bana, hepimizin benzer hayatlar ve duygularla ortak noktalara sahip olduğumuzu fark ettiren şarkılarıyla, şöhret dolu bir yaşamdan bahsedeceğim sizlere.

Devamını Oku

Musul’da Umut: Yarın Dünden Daha Güzel Olacak

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

Mart 2020, molozlar ve yeniden yapılanma çalışmalarının ortasında, küçük bir sanatçı grubu, el fırçaları ile on metrelik bir iskeleye tırmanıyor. Parlak renkler ile kesilen gri duvar hala mermilerle dolu.

Devamını Oku

Türkan Şoray: Gerçek Bir Sultan

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

Bundan sekiz yıl önce pek meşhur İzmir Enternasyonel Kitap Fuarı’nda o sıralar yeni çıkan kitabının imza sırasına girmiştim. Sayısız imza sırasına girdim ama hiç böylesine denk gelmemiştim. İnanır mısınız, en uzun kuyruk o sıraya ait değilmiş gibi heyecan dolu bir sessizlik hakimdi sırada. Topuklular üstünde altı buçuk saat kadar sıra beklememe değen bu asaletin sahibi Türkan Şoray’dı elbette.

Devamını Oku

1 2 3 5
Git Yukarı