Turizmin Göz Bebeği: Yunan Adaları

Seyahat Kategorisinde Tarafından

Öncelikle herkese selamlar. Son yıllarda turizm firmalarının çok fazla reklamını yaptığı, insanların da bunun etkisiyle gitmek istediği veya çok merak edip araştırma yaptığı Yunan Adaları hakkında birçok yerde reklam amaçlı yapılan tanıtımların aksine, sizlere kendi tecrübelerimi katarak bu adalar hakkında bilgi vermek istedim. Yaz aylarının da gelmesiyle hepimiz tatil planları yapmaya başladık. Şimdi görelim bakalım her sene milyonlarca turisti ağırlayan bu adaların özelliklerini…

Öncelikle kendim Mikonos, Santorini, Atina, Girit, Rodos ve Patmos adalarını gezdim. Bu sebeple sizlere bu 6 adayı tanıtacağım. Şimdi gelelim her şeyin başlangıcına. Yurt dışına çıkmayı düşünenlerin aklına gelen ilk soru vize işlemleri olur genelde. Yunan Adaları için; yeşil,gri ve siyah pasaporta sahipseniz vize alma ihtiyacınız yoktur. Bordo yani hususi pasaporta sahip iseniz ne yazık ki vize işlemleri ile uğraşmanız gerekmektedir. Benim gittiğim sene 4 kişilik bir aile ortalama bir gemi turu ile 4 gün 3 gece için 1100 euroya gezme şansına sahipti. Günümüzde ise artan dolar ve euro fiyatlarından dolayı turlar daha pahalı hale gelmiş durumda. Bugün 4 gün 3 gecelik bir Yunan Adaları turu kişi başı 250-500  euro fiyat aralığında gidip gelmektedir. Gemiler genelde Kuşadası’ndan kalkar ki Yunan Adalarına gideceklere tavsiyem tur gününden önce Kuşadası’na gitmeleridir.Orada güzel zaman geçirip tura başlamak çok daha keyifli oluyor. Kısa bir bilgilendirmeden sonra gelelim adaları tanımaya.

Mikonos

Bu ada, tüm adalar içerisinde benim en çok sevdiğim adaydı çünkü ada tamamen eğlence, çılgın partiler ve gece hayatı üzerine yapılmış. Eğer meyhaneleri, clupları, beachleri seviyorsanız kesinlikle gitmeniz gereken bir yer. Bir tarafta çıplaklar plajı, bir tarafta sonu gelmeyen partiler…Özellikle Super Paradise Beach Club kesinlikle tavsiyemdir. Boğazına düşkün biriyseniz yine size göre bir yer. Adada çeşit çeşit Türk, İtalyan ve Yunan yemekleri yapan restoranlar mevcut. Fakat bu restoranlar da adanın tamamı gibi birazcık daha pahalı. Gezdiğim tüm adalar içerisinde en pahalı ada olma özelliğine sahiptir kendisi. Konaklama derseniz  55 ila 500 euro aralığında gezmektedir. Mimari olarak otellerde dahil mavi beyaz renklere sahip binalar. Fakat birbirleriyle uyumları ve tasarımları renklerle birleşince göze çok hoş gelmekte. Hediyelik eşya için küçük dükkanları tercih edebilirsiniz. Çok güzel kolyeler, küpeler, bileklikler mevcut. Özellikle Antik Yunan döneminden esinlenerek yapılmış takılar tahminimce çok hoşunuza gidecektir. Özetle ada adeta bir eğlence merkezi. Kimse birbirine karışmaz, umursamaz. Pahalı olması dışında gerçekten görülmeye değer bir yer.

Santorini

Belki de bu adayı tanımlayacak en uygun ifade ” Aşıklar Şehri ” olacaktır. Adanın en çok bilinen özelliği buraya balayına gelen çiftlerdir. Adanın ilginç bir özelliği günümüzde azalmış olmakla beraber limandan, tepeye şehre doğru çıkarken eşek kullanılması. İlk zamanlarda adaya gelenlerin tek ulaşım aracı eşeklermiş. Ada yemek konusunda tam olarak Mikonos gibi. İstediğiniz her şeyi bulabilirsiniz. Mikonos kadar olmamakla beraber fiyatlar yemek konusunda diğer adalara göre daha pahalıdır. Adada tek gecelik konaklama fiyatları 55-200 euro arasındadır. Manzaranın güzelliğinden dolayı burada hiç düşünmeden kalmanızı tavsiye ederim. Mikonos kadar geniş eğlence imkanları yoktur fakat çok daha güzel bir manzaraya sahiptir. Fotoğraf meraklıları için harika bir yer. Burada alışveriş yapacak olursanız tavsiyem şarap almanız olacaktır. Neredeyse adadaki herkes şarap yapmakla uğraşır. Ve bence bu konuda da oldukça başarılılar.

Atina

Şehir, Yunanistan’ın başkenti. Doğal olarak bina kalabalığı diğer adalara göre çok daha fazla. Bu bakımdan o kadar güzel binalar ve manzaradan sonra biraz iç karartıcı gelebiliyor. Fakat durum tam olarak böyle değil. Şehir baştan aşağı tarih kokuyor. Tarihi eserlerine çok iyi sahip çıkmışlar. Tarihe ya da Yunan mitlerine ilginiz varsa bu şehri kesinlikle görmelisiniz. Şehrin yemek konusunda diğer adalardan bir farkı yoktur. Sadece daha fazla şehirleşmiş bir yer olduğu için,diğer adalardaki gibi eşsiz bir manzarada yemek yeme şansı bulamazsınız. Fazla şehirleşmeden olsa gerek konaklama imkanları daha ucuzdur. Gecelik 20 ile 100 euro arasında konaklama yapabilirsiniz. Şehirde yapılabilecek en büyük eğlence tarihi sokaklarda gezmek, tarihi kalıntıları görmek olacaktır. Burada alışveriş yapacak iseniz tavsiyem yüksek alkollü Uzo’dan almanızdır. Kendim tadını fazla beğenmemiş olsam da her gelenin 2’şer 3’er şişe aldığına tanık olmuştum.

Girit

Ada gezdiğim tüm adalar içerisinde en büyük adaydı. Bu adayla ilgili aklıma ilk gelen şey insanların biz Türklere karşı çok daha sıcak kanlı olması. Oturup doğru düzgün çay nerede içebiliriz diye düşünürken bir amcanın çat pat Türkçesiyle buyurun demleme çay burada demesini unutamıyorum. Diğer bir aklıma gelen özelliği de zeytin ağaçları. Genel olarak tüm adaların zeytin yağları övülür fakat alacaksanız ben buradan almanızı tavsiye ederim. Ada yemek konusunda diğer adalarla tıpatıp aynı. Farklı farklı mutfaklardan yemeklerin tadına bakmanız mümkün. Adada gezilebilecek en güzel yer bence Kandiye. Onun dışında yeni yapılmış binalarla kaplı. Atina’daki kadar iyi korunmuş tarihi eserler bulmakta zorlanabilirsiniz. Ada konaklama bakımından oldukça rahattır. Geceliği 30-400 euro arasında değişen konaklama imkanları mevcuttur. Ada da herkesin zevkine göre eğlence imkanı bulması mümkündür. Mikonos kadar olmasa da gördüğüm clup. canlı müzik yapılan cafe vs. yerlerin haddi hesabı yoktu. Ada’da bir kaç tane alışveriş caddesi bulunmakta. Buralardan ayakkabı, çanta aklınıza gelen her şeyi alabilirsiniz ki bu caddelerde bulunan ürünlerin tasarımları bence gayet başarılı fiyatları da uygundu.

Rodos

Bu adada Osmanlı izlerine sıkça rastlayabilirsiniz. Şehir kale ile çevrili, görsel olarak insanı memnun eden bir yapıya sahip. Ayrıca gezebileceğiniz bir çok tarihi yapı mevcut. Gemiden indiğiniz gibi liman çıkışında Mercedes taksileriyle sizi bekleyen insanlar mevcut. Tavsiyem onlara aldanmak yerine hemen limanın dibinden kalkan otobüsler ile şehir turu yapmanız. Hem daha hesaplı hem de daha keyifli olduğunu söyleyebilirim. Şehir eski ve yeni olmak üzere ikiye ayrılır. Benim tavsiyem hayatın daha canlı olması sebebiyle yeni şehirde kalmanız. Rodos’da konaklama çok daha ucuzdur. Gecelik 20-100 euro aralığında konaklama yapabilirsiniz. Benim adanın en sevdiğim tarafı koyları olmuştu. Denize girerken gerçekten çok büyük zevk alacaksınız. Ada da yemek konusunda sorun yaşamayacağınız gibi bol bol da Türk esintisine ve Türke denk gelebilirsiniz. Alışveriş konusunda ise tavsiye edebileceğim bir şey gelmiyor aklıma. Klasik hediyelik eşyalara fazlasıyla sahipler.

Patmos

Ada, Mikonos’dan sonra en beğendiğim ikinci ada. Mükemmel bir manzara ve harika korunmuş bir mimariye sahip. Ada, Hristiyanların çok değer verdiği bir yer. Onlar için hac yerlerinden birisi. Zaten kilise vs. gibi binalar bakımından çok zengin. Koyları, sahilleri gerçekten çok güzeldi. Rodos ve Patmos’da denize girmek, girmeseniz bile manzaraya bakmak oldukça keyifli. Huzur dolu bir yer olduğunu söyleyebilirim. Diğer adalarda olduğu gibi yemek konusu burada da rahattır. Çok çeşitli deniz ürünleri bulabilirsiniz. Konaklama, geceliği 40-400 euro aralığında değişmektedir.Adadan klasik hediyelik eşyaların yanı sıra şarap ve likör alabilirsiniz. Fakat şarap konusundaki favorim Santorini olduğu için tavsiyem içki almak istiyorsanız likör almanızdır.

 

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*