Sıradışı Bir İnternet Dergisi

Vassily Kandinsky: Soyut Resmin Öncüsü

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

Kandinsky, 1866’da Moskova’da varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Büyükannesinden Almanca öğrendi, piyano, çello ve çizim dersleri aldı. 1885’te Moskova Fakültesi’nde Hukuk Fakültesi’ne başladı, 1895’te bir profesörlüğe ulaştığında kendisini sanata adamak için kariyerinden vazgeçti.

Daha sonra çizmeyi öğrenmek için Münih’e gitti ve Münihli sanatçılarla birlikte Phalanx’ı kurdu. Bu şekilde, 1914’e kadar sevgilisi olacak olan Alman-Amerikalı sanatçı olan Gabriele Münter ile tanıştı. Onunla birlikte Avrupa ve Kuzey Afrika’yı gezdi ve 1906’da bir yıl boyunca Paris’te yaşadı. O zamanlar verdiği eserler küçük resimlerdi, çoğu zaman seyahat notlarına benzer manzaralar. Fakat bu durum Paris’te bir amatör gibi görünmesine yol açtı. 1908 yılına kadar Murnau’da, Gabriele Münter ile yaşadığı Almanya’ya geri döndü ve gerçek kariyeri başladı. 

1910’da, Kandinsky, kendi anlatımıyla eve boya kutularıyla döndüğünde renklerle yıkanmış tarifsiz güzellikte bir resmini görüyor. Peki daha önce hiç görmemiş olduğu bu muhteşem resim oraya nasıl geldi? Sanatçı o kadar büyüleniyor ki bu gizemi çözmekle ilgilenmiyor bile. Onun için asıl önemli olan bu işi neyin bu kadar güzelleştirdiğini anlamak. Bu arada, resmin neyi temsil ettiğini bile bilmiyor. Ne kadar dikkatli bakarsa baksın, Kandinsky sadece anlamsız şekiller ve renkler görüyor. Tabii sonra bu resmin kendi resmi olduğunu anlıyor.

Wassily Kandinsky Tutt’Art@

Ciddi bir unutkanlık sorunundan ziyade, olay tuvalin enine değil de dikine duruşu ve ressamın akşam karanlığında tanıyamaması eserini. “Ertesi gün, gün ışığında izlenimi yeniden oluşturmak istedim. Ama bunu sadece yarıya kadar yapmayı başardım: yandan bile, nesneleri sürekli olarak tanımıyordum (…) Şimdi tam olarak nesne resimlerime zarar verdi. ” O günden itibaren, Kandinsky artık gerçek dünyaya son veriyor, yani tanımlanabilir konuları anlamaya çalışmıyor. Ve böylece, bir göz illüzyonu sayesinde ressam soyut sanata başlıyor.

12 Mart 1996 Ankara doğumluyum. Şu an Marmara Üniversitesi Fransızca Öğretmenlik son sınıf öğrencisiyim. Bir taraftan ufak ufak yazıp diğer taraftan dillerle iç içe yaşıyorum.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Kültür & Sanat Son Yazıları

Röportaj: Berkan Şal

Behzat Ç.’nin en sevilen karakterlerinden biri olan Akbaba rolünü canlandıran; Koleksiyoncu oyunuyla

Kalıpları Yıkmak Üzerine

Herkese merhaba! Nasılsınız? Herkes iyidir umarız 🙂 Karantina yüzünden içimizde artık bastıramadığımız
Git Yukarı