Sıradışı Bir İnternet Dergisi

yazinciltvesacbakimi

Yazın Yapılan Saç ve Makyaj Hataları

Yaşam Tarzı Kategorisinde Tarafından

Herkese merhaba! Yaz geldi çattı, Temmuz güneşi başımızda pırıl pırıl parlıyor. Hazır efil efil sokaklara dökülmüşken saç ve makyajdan söz etmemek mümkün değil. Yaz ayları en güzel olduğumuz ve deyim yerindeyse “güneş gibi parladığımız” aylar. Ne var ki bunca güzelliği yaptığımız minicik bir hata rezil edebiliyor. Gelin birlikte bakalım bu küçük hatalara 🙂

Yazın Koyu Tonlara Hayır! 

Siyahtan uzaklaşın! Kabul ediyoruz ki siyah, zamansız bir renk ve asil bir duruş sağladığı da bir gerçek. Haziran, Temmuz, Ağustos ayları güneşin tepemizden inmediği enerji aylarımız. Özellikle gözlerinizde siyahın verdiği çarpıcı buğuyu çok seviyor ve hatta yakıştırıyor olabilirsiniz ama yaz makyajında simsiyah dumanlı makyajların yeri yok. Bunun yerine gözlerinize giydiklerinizi natürel bir şekilde tamamlayan daha yumuşak tonlar ile belirginleştirebilir, “Işığımı saçmak istiyorum” derseniz pırıltılı şeker gibi farlarla gözlerinizi olduğundan daha büyük ve daha parlak bir hale getirerek yaz aylarına ayak uydurabilirsiniz. İlla siyah kullanacaksanız çektiğiniz eyeliner siyah, far olaraksa koyu kahvelerden yardım alabilirsiniz.

Dudaklarınızda ise mor alt tonlu koyu renklere elveda edip bu yazın modası olan her ten renginde canlı duran mercan tonlarına yönelebilirsiniz.

Ağır Tenler? Kapı Dışarı!

Yazın yüzümüz de terler ve bu durum istemediğimiz cilt sorunlarına yol açabilir. Kapatmak için kolları sıvadığımız an kozmetiklerinizin durduğu bölümde fondötenleriniz size “Ateş seni çağırıyor!” tarzı bir çağırıda bulunabilir ama SAKIN ALDANMAYIN!!! Yazın ten makyajınızda yapabileceğiniz en büyük hatadır fondöten kullanmak. Nedeni ise sadece terinizin makyajınızı mahvetmesi değildir, gözenekleriniz tıkanır ve toplum genelimize bakıldığında yandığımız zaman hafifçe koyulaşan bir ten yapısına sahibiz. Kışın kullandığınız fondöten yazın cildinizin aldığı yeni tonla uyuşmayarak çirkin bir görüntüye sebep olacaktır. Benim gibi domates olan kesim içinse başka bir durum söz konusudur: kızarıklar nemi azalmış bir cilde cömertçe sürülen fondöten ve pudrayla kapanmaz ve siz elma şekeri gibi ortalarda dolanırsınız.

Teninizde size batan bir görünüm varsa bile yazın makyajınızda onları fondötenlerin, pudraların ağırlığı altında coşturmak yerine bunları bir rafa kaldırıp düzenli olarak teninizi temizlemek, nemlendirmek ve kapatıcı stiklerden yardım almak size taze ve doğal bir görünüm sağlayacaktır.

“Sanatçı Burada Ne Anlatmak İstedi?”

Canlı renkleri kullanmak için yaz kadar uygun bir mevsim yok, doğru. Bu demek değil ki her yerinizi HOLLY FEST’ten az önce çıkmış gibi yürüyen gökkuşağı kıvamına getirelim. Sarılar, mercanlar, kırmızılar, pembeler, maviler derken kendimizi kaybetmemek çok zor ama gözlerde canlı tonlar, yanaklar tokatlanmışçasına renkli, dudaklarda capcanlı parlak duruşlar derken gösterişli olmayı da sollayarak cidden “Sanatçı burada ne anlatmak istedi acaba?” düşüncesine vesile olabiliyoruz. Oysa yaz ayları zaten vücudunuz, saçlarınız ve teninizin yeni bir renk, parlaklık aldığı sağlıklı aylar. Göz renginize, saçlarınıza ve giydiklerinizle uyumlu bir şekilde dozunda yaptığınız renkli makyajlar ilgi çekici görünecektir.

Highlighter? Hay aksi!

Yanaklarımıza, elmacık kemiklerimize ve yüzümüzün bilumum her köşesine ufacık dokunuşuyla müthiş vurgu yapan highlighter uygulamasını sevmeyen kadın yoktur sanıyorum. Yaz aylarında ise kış aylarında yaptığınız bu uygulamayı aynen yapmak büyük bir hata. Bir anda ışıltı katan, yükselten ve vurgulayan highlighter’a bizce gerek bile yok. Neden mi? Çünkü güneş zaten teninizde yeterli bir ışık oluşturarak doğal gölgelerle yüzünüze makyajın veremeyeceği doğal güzelliği sağlıyor. Coğrafi açıdan pek de uygun bir yerde değilseniz veya başka bir sebebiniz varsa ve uyguluyorsanız bile çok minimal bir uygulama olmalı zira kimse güneş altında saksağan kuşlarının avı gibi gözükmek istemez değil mi? 😀 Bu yüzden highlighterlarımıza kışa kadar büyük oranda elveda!

Zavallı Saçlarınızı Rahat Bırakın!

Saç tellerimiz kadın erkek demeden çeşitli etmenlerden hırpalanıp zarar görebiliyor. Erkeklerde bu sorunun bir tık daha az görülme sebebi erkeklerin saçlarını belli sürelerde kısaltarak nefes almalarına yardımcı olmaları. Biz kadınlarsa bunu yapsak bile saçlarımızı maşalar ile boğuyor, boğuyoruz! Yazın saçlarınıza yüksek ısılı işlem yapmanız her zamankinden büyük bir hatadır çünkü güneşin zararlı ışınları saçlarımızı yakarak yıpratır. Saçlarınıza mümkün olduğunca doğal hallerinde kullanın. Isı uygulamaları yaz aylarında zaten deniz, kum, güneş derken zarar gören saçlarınıza daha büyük sıkıntılar doğurur. Saçlarınızı yakmak, kırmak, sağlıksız göstermek istemezsiniz değil mi?

İki Kat Daha Fazla Özen Gösterin

Her birimizin saçları çok güzel. Bu güzelliklerin ne kadar kırılgan olduğunu da biliyoruz, öyleyse neden onlara ihtiyaçları oldukları bakımdan mahrum bırakıyoruz? Yazın saçlarda yapılacak hatalardan biri de saçlarınıza göstermeniz gereken bakımı göstermemektir. Güneşten yıpranmamaları için koruyucu spreyler sıkabilir, özel yağlarla dipten uca bakım yaparak yaz aylarında da güçlü kalmalarını sağlayabilirsiniz. Deniz ve havuz sefanızdan sonra saçlarınıza asılı kalan tuz, kimyasal ve benzeri kalıntılardan saçınızı iyice arındırdıktan sonra saç yapınıza göre hem beslenme düzeninizle içten hem de hafta içinde birkaç kez yapacağınız bakımla dıştan onların parlak, bakımlı ve güçlü durmalarına el atabilirsiniz.

Saçlarınızı Şımartacak Yağlar” yazımıza göz atarak hangi yağın ne yararları var öğrenerek fikir sahibi olabilirsiniz.

Makastan Korkmayın!

Uzun saçlara bayılıyoruz! Kısa saçlı hanımlar olarak bile arada bir saçımızın kısa halinden önceki uzun dönemleri yad ettiğimiz oluyor. Fakat saçlarını uzatmak adına makastan adeta kaçanlar, toplanın. Saçlarınız yazın daha çok incinir ve kırılır. Kırık uçlu saçlarsa zamanla ısı ve bakımsızlıkla iyice sönükleşir ve gücünü kaybeder. Uçlarından yazın aldırmamak ve kışa kadar uzasın mantığı sürdürmek başlı başına hatadır. Yüzünüzün şekline ve tarzınıza uygun bir kesim yaptırarak cesaretinizi ortaya koymaksa kesinlikle yaza yakışır! Güvenin bana, kendinizi çok iyi hissedeceksiniz…

 

BOL GÜNEŞ IŞIĞIYLA YIKANDIĞINIZ GÜNLER DİLERİM!

 

 

 

Ege Üniversitesinde reklamcılık okuyorum. Edebiyat ve 16 yıldır uğraşmakta olduğum dövüş sanatları en büyük aşkım. Boş vakitlerimi yazmakta olduğum Cehennem Çiçeği adlı kitapla ve yabancı dil öğrenmekle geçiriyorum. İyi derecede İngilizce biliyorum.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Yaşam Tarzı Son Yazıları

Benim Çöplüğüm

Sahip olduğumuz şeylerin yerini doldurabilecek birkaç şey biliyorum, ait olduğumuz şeyler. Örneğin

Geçmişe Dönüş

Yazı yazmak hiç bilmediğimiz yerlerde hiç bilmediğimiz insanların kalbine dokunmak gibi. Bir

Kendime: Beni Sev ve Kabul Et

Merhaba kendim. Merhaba aynadaki aksim. Sevgili saçlarım, yüzüm, bedenim, kişiliğim… Hepinizden büyük
Git Yukarı