Sıradışı Bir İnternet Dergisi

Tag archive

kalem

Aykırılık

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

Aykırılık

Tekrardan merhabalar. Bugün sizlerle beraber aykırılık üzerinde konuşacağız. Bu aykırılık konusunu biraz uzun tutmakta fayda var diye düşünüyorum çünkü bu konuya ne kadar resmi bir kimlik kazandırırsak bizim için o kadar iyi olacak. Çayınızı kahvenizi alın, arkanıza yaslanın.

Aykırı olmak üzerine:

Aykırılık nedir, aykırı ne demek? İlk önce bunu tanımlayalım:

Aykırılık: “Düzene uymama, asilik durumu. Toplumun kurallarına ve değerlerine uymamak.” Aykırılık kavramı aşağı yukarı böyle tanımlanıyor. Şimdi bu kavrama vereceğimiz yeni kimlik ile bu tanımı kıracağız. Aykırılık, aslında kullanılması dikkat isteyen bir kelimedir ve genel olarak ”ayrılıkçı, isyankar, bölücü, tehlikeli” gibi kavramları da çağrıştırabilir. Burada çok önemli bir ayrıntıyı fark etmek lazım:

”Aykırılık; bölücülük, separtarist, kaos veya benzeri, toplumdaki hakları ihlal eden, zedeleyen yahut bireyi ayrıştıran bir kavram değildir! Yapılan bölücü ve kaos hareketleri, aykırılık kavramının arkasına saklanamaz! ” 

 

Aykırı seslerin olduğu toplumların (Tarihte: Kuzey İtalya, Batı Almanya, Fransa, Felemenk, ABD) üretkenlik, düşünce, kültür ve dil bakımından diğer komşu toplumlara göre daha ileride olduğunu görmek mümkündür. Bu avantaj eğer iyi bir yönetim biçimi yahut iyi bir bürokrasi; ayrı olarak sürekli reformlar ile desteklenirse, toplumun kalitesi artar. Çok seslilik, konuşma ve anlaşma kültürünün olduğu toplumlarda genellikle avantaj sağlar. Problemler, tarafsız ve herkesin fikrini dile getirebildiği kamuoyunda belirlenir, hızlı ve sistematik bir bürokrasi ile çözülür. Bununla da yetinilmez. Bireysel, toplumsal, kültürel, siyasi ve ekonomik yeniliklerin önünü açar. Bu da refah ve huzuru getirir. Halkın her kesimi, kendini önemli hisseder ve mutlu olur. Zaten ancak bu yol ile değişiklik olur, reform olur. Reforme edilmeyen her sistem ve toplum, yozlaşmaya mecburdur.

Aykırılık, Médiocrité Partout ile mücadele kavramı gibi, bireysel olarak başlar ve toplumsal bir harekete dönüşülebilir. İlk olarak istememiz gereken şey, kendimiz. Birey olduğumuz, bu toplumun bizim olduğu ve ilerde de bizim olacağı… 

Bireylerin aykırılık kavramını toplumsal bir harekete geçirmesi için gerekli 5 altın şart vardır:

  1. Mensup olduğu toplumda farklı fikirlere ve farklı düşüncelere olan saygının olması gerekmektedir. Bu çok önemlidir çünkü hiçbir insan yeni ve bilmediği bir şeye maruz kalmak istemez. Bunu sağlamak için de kendine değer veren ve kendini seven bireyler yetiştirecek olan bir eğitim sistemi ya da eğitmenler, akademisyenler gerekir.

  2. Konuşma ve ifade kültürü oturmuş olmalıdır. Bu konu da çok önemli, çünkü aykırılık fikri, temelde bireyi hedef alır. Bireyi amaçlar ve bireyi düşünür. Böyle bir toplumsal hareket için, insanların okuması, yazması ve kendine güvenmesi gerekmektedir. Yine eğitim konusuna geliyoruz.

  3. Mevcut olan bürokrasi ve sistem, bireyin önüne geçmemelidir. Ama, ”aykırılık” fikri altında, bölücü, yıkıcı, ayrılıkçı hareketlere de kat’iyen izin vermemelidir. Bu aykırılık değil, kaostur. Kaos da bir toplum için yıkıcı etkiler bırakır. Birey, ”Ben farklıyım,” düşüncesine dayanıp toplumun düzenini bozmamalıdır, saygısızlık en büyük hakaret ve suçtur.

  4. Aykırılık, kötü kimliğini kaybetmelidir. Aykırılık kelimesinin, ”farklı” kelimesi ile bağdaşması gerekmektedir. Bir bireye aykırı olarak, nankör ya da muhalif değil, farklı ve farklı düşünen birey olarak bakılması gerekmektedir.

  5. Medya, aşırı fanatik ya da aşırı radikal insanların elinde oyuncak olmamalıdır, tarafsız ve gerçekçi olmalıdır. Eğer başarılı olmaz ise, toplum bölünür (bunun örneklerini tarihte görebilirsiniz). Bu da, toplumun yozlaşma seviyesini artırır ve felaketlere davetiye çıkarır.

Bu şartlar sağlanırsa, sistem ve bürokrasi buna göre şekillenir, buna göre kararlar verilmeye başlanır. Anlatmak istediğim ve aşılamak istediğim şey, toplumuzu geliştirmek için ilk önce kendimize bir şeyler katmamız gerektiğidir. Bu da sadece eğitim ile sağlanır. Her yazımda bahsettiğim gibi, bizi sadece eğitim kurtarabilir. Artık bilgiye her yerden ulaşabiliyoruz, kendimizin farkına varıp bunun için devam etmeliyiz. Farklı olmalıyız ki mensup olduğumuz topluma farklılık getirelim. İlk önce okuma kültürünü kendimiz kazanalım ve kendimizi eğitelim ki sonradan içinde bulunduğumuz topluma fayda sağlayalım. Sevgili okurlarım, toplum biziz. Toplumun fikirleri de bizim fikirlerimiz. Eğer daha iyi ve daha mutlu bir hayat istiyorsak ilk önce kendimizi eğitmeliyiz. 

 

Evet, şimdilik bu kadar okurlarım. Tekrardan uğradığınız için teşekkür ediyorum, Sağlıkla ve sevgi ile kalınız.

Ölümsüzlük

Yaşam Tarzı Kategorisinde Tarafından

Unutulmazlığı sağlayan neydi?

İnsanlığın, insan olmanın en ilkel isteği bu öyle değil mi? Her şeyi bu yüzden yapmıyor muyuz zaten? Çoğalmamız hatta saldırganlığımız bile bu yüzden. Kalıcı olmak, iz bırakarak gitmek istiyoruz. Giderken de yokluğa karışmamak için dünyada bir şeylere kendimizi kazımamız elzem. Bir ekmek, bir su, bir nefes kadar hayati bir ihtiyaç unutulmamak. Unutulmamak için ne yaptık biz?

Devamını Oku

Git Yukarı