Soğuk Şubat

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

“Sen gittin gideli içimde öyle bir sızı var ki yalnız sen anlarsın” denebilecek birinden bahsetmek üzerine bu metin. Kendisine söylenebilecek lafları bile önceden düşünmüş gibi… “Bir gün ölürsem, öldüğüm günü değil, doğduğum günü hatırlayın” diyen bir sanatçıyı şubatta da anmadan edemiyor arkasında kalanlar. En güzel bayram sabahlarının arka fonunda hep var olan bir isim bahsettiğimiz. Abisinin adını “Savaş” koyan aile, kendisine “Barış” demiş, savaş bitsin umuduyla. Belki bu niyettendir insancıllığı.
Savaşla doğan Manço, çok erken yaşta babasını kaybeder. Tüm olumsuzlukların yanında hayata inancını kaybetmez. Yurt dışında grafik okur. Çalışmalarından bazıları, bazı markalarca t-shirtlerde kullanılmıştır seneler sonra. Yaşadığı kazanın ardından, yüzündeki izleri gizlemek amacıyla uzattığı saçları ve sakalı, tarzının oluşumunda etkili olmuştur. Deri ceketler, çizmeler, büyük kemerler hayatına bu şekilde girmiştir.


Yurt dışında yaptığı Fransızca müzikler, yetmişlerde ülkeye dönüşüyle Türkçe’ye evrilir. “Kol Düğmeleri” çalışmasının ardından, “Dağlar Dağlar” gelmiş ve tüm ülkenin tanıdığı bir isim olmuştur. Mazhar Alanson, Fuat Güner, Fikret Kızılok gibi isimlerle Kaygısızlar isimli bir grupta yer almış, devamında Moğollar ve Kurtalan Ekspres’le çalışmıştır. Avrupa konserlerinden beklenen verimi alamasa da Uzak Doğu konserleri hayli başarılı geçmiştir. Yabancı müzik de yapmış, kendine özgü Türk müziğini de oluşturmuş, geleneksel Türk müziği olan türkülerden de kopmamıştır.

 

Bize, kendisinden çok daha uzun yaşayacak onlarca şarkının yanında, yaptığı programı da miras bırakmıştır. TRT’nin kendisinin sunduğu fikir üzerine hazırladığı “Barış Manço ile 7’den 77’ye”de Dünyanın çeşitli yerlerini gezmiş, “Adam Olacak Çocuk” adlı bölümde çocukları ne kadar seven bir insan olduğunu göstermiştir. Meral Zeren ve Hulusi Kentemen ile baş rolleri paylaştığı “Baba Bizi Eversene” adında bir filmi de vardır.
Ülkücü olarak da nitelendirilmiş, dönemin siyasilerine atıfta bulunan şarkılar da yapmış, Türkler hakkında barbar nitelemesinde bulunan Fransız programcıya da haddini bildirmiştir. (Bilirsiniz “Fransız paralarında hep savaş adamları varken Türk paralarında hep sanat adamları var, demek ki barbar sizsiniz” şeklinde bir özeti var bu konunun. Ardından program sunucuyu değiştirip, Manço’dan özür diler) Yukarıdan bakmayan, içimize dahil olan biri olması kalplere nüfuz etmiş, sanatının kalıcılığını garantilemiştir. Kendisini kaybedeli yirmi yıl geçmişken, onu hiç görememiş çocukların bile şarkılarını bilmesi belki de bu yüzden.


Barış Manço benim adıma yüzüklere müptela olma sebebidir. Babaannesine yazdığı “Gülpembe”dir. Türk Müziğinin bel kemiğidir. “Müsadenizle Çocuklar” şarkısı için dönemin genç şarkıcılarını bir araya toplayıp, sanatın dostluk için olduğunu gösteren kişidir. Sevgiyi, saygıyı, başarı ardından kaybolmayan bir hoşgörüyü tarif etmektir. Gerek sanatıyla, gerek karakteriyle örnek alınacak, gıpta edilecek insandır. Şubatı soğuk kılan adama sevgiyle…

“Çatlamış dudağımda ne bir ses, ne bir nefes”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Görsellerin kaynakçası:

https://www.sabah.com.tr/magazin/2019/02/06/ibbden-baris-dolu-etkinlik-bir-dunya-barisi

https://www.yenisafak.com/hayat/modern-bir-dede-korkut-3445704

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/baris-manco-kimdir-221744h.htm

 

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*