Sıradışı Bir İnternet Dergisi

Kim Gözleyecek Gözcüleri?

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

“Bu sabah ara sokağın tekinde köpek leşi var, patlamış midesinin üzerinde ise lastik izleri. Bu şehir benden korkuyor. Gerçek yüzünü gördüm onun. Sokakların oluklardan farkı yok, oluklar kanla dolu ve borular nihayet kabuk bağladığında, haşaratın tamamı ölecek. Yaptıkları sekslerin ve işledikleri cinayetlerin birikmiş pisliği köpüre köpüre bellerine kadar gelecek ve orospusu da siyasetçisi de yukarılara bakıp haykıracak, ‘Kurtarın bizi!’ diye… Ben de aşağı bakıp, fısıldayacağım: ‘HAYIR’

Alan Moore, 1986-1987 yıllarında 12 fasikül halinde yayımladığı eseri Watchmen’i yukarıdaki sözlerle açmıştı. Rorschach’ın günlüğü ile başlayan bu hikâye daha o zamandan çizgi roman dünyasında büyük yankı uyandırmış, sonrasında çizgi romanın bir edebi tür olarak görülmesine zemin hazırlamıştır. Hugo ve Eisner ödülleri kazanarak Time Dergisi tarafından 20. yüzyılda İngilizce dilinde yazılmış en iyi 100 romandan biri olarak seçilmiş, bu listede yer alan tek çizgi roman olmuştur.

Watchmen kendisinden önce yazılan süper kahraman hikâyelerinin ve çizgi roman kurallarının temellerini sarsmış ve kendisinden sonra gelen pek çok esere şekil vermiştir. ‘Büyük güç büyük sorumluluk getirir’ inanışına gücün ne olduğu, nasıl tanımlandığı ve sonuçlarının neler olabileceği üzerine sorular sormuş; kahramanların o güne kadar gösterilmemiş yanlarına ışık tutmuştur. Kahramanlık inancını, görevini, iyinin ve kötünün tanımını yeniden inşa etmeye çalışmıştır. Kahramanlar ve kötüler bizim gördüğümüz gibi siyah ve beyaz değil gridir, kimin siyaha daha yakın olduğunu ise okuyucu belirler. O güne kadar çizgi romanda özellikle uzak durulan siyaset, cinsel ilişkiler ve toplum yozlaşmaları bu eserde öne çıkarılır, hatta eser başlı başına politik bir sorgulama içindedir.

View this post on Instagram

It’s been 10 years since #Watchmen hit theaters. #HappyAnniversary

A post shared by Warner Bros. Entertainment (@warnerbrosentertainment) on

 

 

Hikâyesi ve karakter kurgusu ile çizgi roman tarihinin en kült eserlerinden biri olan bu anlatı, 2009 yılında Zack Snyder tarafından beyaz perdeye uyarlanmış, gişede istediği başarıyı elde edemese de süper kahraman anlatıları içinde saygın bir yer edinmiştir. Fakat eserin sonu hariç çizgi roman karelerinin bire bir aktarılması ve müziklere kadar çizgi romana bağlı kalınması sebebiyle çok fazla insan bu filmi Alan Moore’un Evreni’nin başarısı olarak görmektedir.

20 Ekim 2019 itibariyle kaynak eserden 33, film uyarlamasından 10 yıl sonra tekrar Watchmen evrenine giriyoruz. Aynı ismi taşıyan HBO yapımı dizi ile kahramanların karanlık dünyası tekrar önümüze açılıyor. Alternatif bir Amerikan tarihinde 2019 yılını anlatan dizi çizgi romanın hikâyesi üzerine inşa edilmiş durumda. Çizgi roman finalini esas alan dizi, hikâyenin 34 yıl sonrasında dünyanın nasıl bir yer olabileceği kurgusuyla örülmüş. Kaynak esere bir saygı duruşu niteliği taşıyan dizi, Ku Klux Klan ve siyahilerin gördüğü ırkçılık ekseninde hikâyesini geliştirmiş; politik eleştiri ve toplumsal yozlaşma üzerine yoğunlaşacağını ilk bölümlerinde göstermiştir. Kaynak eserin bu tavrıyla olan benzerliği ve Watchmen evreni ile kurduğu bağ bizi çok etkiledi. Orijinal esere saygı duruşu niteliği taşıyan bu diziyi Alan Moore’un dehasının kıvılcımları olarak görüyor, kahramanların o özlediğimiz dünyasına tanık olmak için bir şans verilmesi gerektiğine inanıyoruz.

View this post on Instagram

Even in the face of Armageddon…#ticktock

A post shared by Watchmen (@watchmen) on

 

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Kültür & Sanat Son Yazıları

AMY

Akıllara kazınan kabarık saçları, abartılı göz makyajı, marjinal dövmeleri, sahip olduğu eşi

Adaletin Tanrısı Haechi

Çin ve Güney Kore mitolojisinde “ülkenin yaşamsal düzenini korumak” ile yükümlü bir
Git Yukarı