Sıradışı Bir İnternet Dergisi

Yüksek Frekans

Yaşam Tarzı Kategorisinde Tarafından

Aydınlanmanın habercisi, karanlık hislerin yaratıcısıdır.

“Bugün bir geçsin düşünürüz” dünyasında, “her şey olacağına varır” rüyasından uyan. Olacakları önceden tahmin etme gibi bir lüksün yok fakat olanlara seyirci kalmamak için oyuncu olmalısın. Bir oyun düşün, yazılımını kendin üstlendiğin. Oyun, senin hakimiyetinde belirlenen özellikleri işliyor. Bir süre sonra oyun, senin kontrolün dışında yazılımını geliştiriyor ve hiç tanımlamadığın özellikler kendini göstermeye başlıyor. Bağımsız bir şekilde. Bu yapay zeka mantığıdır. Oyunun kurucusu bilincimiz ve oyun ise bilinçaltıdır. Belirlediğin temellerin üstüne kendi içinde gelişen ve farklı kombinasyonlar türeten bir yapısı vardır.

Game-Over

Negatif düşünce yapısıyla süslenmiş bir bilinçaltına sürpriz yapmak çok zordur. Çünkü o heyecan duygusunu kaybetmek üzeredir. Heyecan bizi ayakta tutmaya çalışan bir kol değneği gibidir. İkiye ayrılır: İhtiyacını hissettiğin ve gerçekten seninle olan. İki ayrımı yapabilmek keşfedilmiş bir sen içerir. Yolun sonundaki aydınlığı görebilmek; ışığı ne denli görmek istediğimizdeki çabada gizlidir. İsteklilik ibaresiyle görünmez olur karanlıklar, yani imkansızlıklar.

Başkalarının farkındalığını uyandırdığı davranışlardan vazgeçmeme güdüsü, insanoğlunun kronik virüsü.

Beş dakika önceki heves neden mi yok ? İçini neyle doldurduğun önemli. Fazla anlamdan arındırılmış bir karışımsa lezzeti artabilir. Belki de umutsuzluğa ihtiyacın olan bir anda eğlenmeyi seçtin. Mutsuzluğa olan inancımızı yitirip, mutlu olmak için çabaladın. Yaşayacaklarını erteledin veya yerine başka bir şey koydun ne farkeder? Zamanı ötelediğini sanarsın fakat işleyiş farklıdır. Olayın zararını indirgemek, olaydan kaçmaktan değil; olayı kavramaktan geçer. Topu göğsünle yumuşatmaya benzer.

Mutluluğu hedef olarak değil, araç olarak yanında taşırsan; amaca bağlı kalmadan da iliklerine dek hissedersin. Duyguların yöneticisi olan kendinsin. Bunun miktarını ve gidişatını kendin belirlersin. Üzerine düşüp derinine inersen yaşa, indiğini farketmezsen uyan, geri çıkabilirsen kazandığın boyutu taşı.

Mutsuz olmaya da ihtiyacımız var unutma.

 

2 Eylül 1997 Antalya doğumluyum.Sdü Mekatronik Mühendisliği son sınıf öğrencisiyim.Amerikan Futbolu ve crossfitle uğraşıyorum.Edebiyat,Şiir,EDM ve Davranışsal Bilim alanlarına ilgiliyim.

1 Comment

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Yaşam Tarzı Son Yazıları

Ekran Karmaşası

Televizyon ekranlarında neyi ne zaman izleyeceğimiz sorusunun içinden çıkılamaz bir hal alıp

(A)Sosyal Medya

Yazdıklarımın okuyucusunun belirli (kısıtlı) bir kitlesi olduğunun farkındayım. Gerek yazdıklarımdan gerekse ilgi

Pilates ve Patates

2020 yılı hepimiz için zorlu bir yıl oldu. Pandemi süresince evlerimizden çıkamadık

Bir Oyuncak Hikayesi: LEGO

Bildiğiniz üzere LEGO oyuncak dünyasının en ünlü markalarından biridir. Peki yıllardır eskimeyen

Dokunmak…

Farkındalık en büyük eksiğimiz. Sevgisizlik ve de... Sanat bunun neresinde? Toplum bunun
Git Yukarı