Depresyon da Kim?

Yaşam Tarzı Kategorisinde Tarafından

Çağımızın en büyük sorunlarından biri olan depresyonu sizlerle şöyle bir ele alalım derim, ne dersiniz?

İnsanların büyük bir çoğunluğunu etkileyen depresyon, insanlarda haftalarca ya da aylarca devam eden bir mutsuzluk hali, hayattan zevk alamama, öz güven azalması ve aşırı umutsuzluk gibi olumsuz hisleri içinde barındıran bir duygu durum bozukluğudur.

Ülkemizde en çok gençlerde görülen bu psikolojik rahatsızlığın birçok nedeni var. Aile, iş, okul, arkadaş çevresi ve buna benzer birçok etken depresyonu tetikleyen faktörler arasında yer alır.

Depresyona giren bir çok insanda araştırmalar sonucunda;

1)Uyku bozukluğu ve aşırı duygu değişimi hali

2)Yaptıkları rutin işlere karşı oluşan isteksizlik

3)Dikkat dağınıklığı ve odaklanma problemleri

4)Devamlı yorgunluk ve ağrı hissi

5)Enerji kaybı ve kiloda artış veya azalış

gibi belirtiler görülmektedir. Küçük gibi görülebilen bu sorunlar tedavi edilmediği takdirde daha büyük problem ve hasarlara neden olabilmektedirler. Yukarıda yazdıklarıma nazaran birçok depresyon çeşidi var ve bunlardan çevremdeki arkadaşlarıma da baktığımda en çok rastladığım melankolik özellikli majör depresyon (ergenlik depresyonu diyorum ben buna) ve mevsimsel duygu durum bozukluğu. Sizleri daha fazla sıkmadan bilgi vermeyi kesiyor ve kendimce tavsiyeler vermek istiyorum.

Öncelikli olarak internette bulduğunuz “Depresyonda mıyım?” adlı saçma sapan testleri çözüp, “ben depresyondaymışım” gibi kanılara varmayın.

Depresyona girmenizin birçok nedeni olabilir. Bu yüzden öncelikle sizi neyin bu hale getirdiğini belirleyip bir çözüm yolu bulmak için çabalayın.

İşe düşünce tarzınızı değiştirmek ile devam edin. Kendini sevmeyen hiçbir insan mutlu olamaz. Bu yüzden kendinizi sevin, aynalarla barışın ve size mutluluk verecek şeyler ile meşgul olun.

Yalnızlık size belli bir süreye kadar iyi gelebilir ancak emin olun ki yalnızlık depresyonu tetikleyen en büyük etken. Çıkıp bol bol gezin, yeni yerler keşfedin, hayatın görmediğiniz yanlarına dokunun.

Size Polyanna gibi her şeye iyimser yaklaşın demiyorum ancak başınıza gelen her şeyi kafanızda büyütmeyin, azıcık bencil olun. Çünkü geriye dönüp baktığınız zaman “Bu yüzden mi karalar bağlamışım ben” diye kendini yemek daha yorucu oluyor.

Güne her zaman erken başlayın, spor yapın, düzenli beslenin, bir uğraş bulun kendinize.

Kişisel gelişim kitaplarının yararı olduğunu düşünen biriyim. Yazımın sonunda iki tane kitap ve iki tane film önereceğim. Emin olun zevkle okuyup izlenecek şeyler.

Hayatınızdan sizi mutsuz ettiğini ve olumsuz etkilediğini düşündüğünüz ne varsa atın gitsin. Gereksiz ne varsa temizleyin ki yeni güzelliklere yer açılsın.

“Bu kadar tavsiye veriyorsun da sen nereden biliyorsun işe yarayacağını” diyecek olursanız ben de çok depresyona ve buhrana giren biri olarak yukarıdaki yazdığım tavsiyeleri kendim deneyerek buldum. Bende işe yaradı ve her seferinde atlattım. Kolay olmasa da bazı şeyler, geçmeyen hiçbir şey yok bunu asla unutmayın.

Tüm bunlara rağmen kendinize gelemedi iseniz profesyonel bir yardım almanızı şiddetle tavsiye ediyorum!

Gelelim kitap ve film önerilerime… Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı ve Ikigai- Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı kesinlikle okumanız gereken iki kitap. Kişisel gelişim kitaplarının tabularını yıkarak farklı bir bakış açısı ile sizleri sarıp sarmalıyor.

 

Umudunu Kaybetme ve Her Şey Aşktan filmlerini de izlemenizi çok isterim. İlk filmi duymayan yoktur, izlediyseniz bile tekrar mutlaka izleyin. İkinci film ise Türk yapımı bir film ve dikkatle izlediğiniz zaman öyle güzel etkisi altına alıp kendinize getiriyor ki sizi… Ben hayran kaldım, laf aramızda yirmiden fazla kez de izledim.

 

Bu yazımda benden bu kadar, umarım biraz da olsa okurken yüzünüz gülmüş ve harekete geçmişsinizdir. Görüşmek üzere…

 

 

 

 

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*