Sıradışı Bir İnternet Dergisi

Küresel Köy’den Minimalizm’e

Yaşam Tarzı Kategorisinde Tarafından

İlkokul zamanlarımda öğretmenlerimden ve çevremden çokça duyduğum bir cümle vardı: “Dünya yavaş yavaş küresel bir köye dönüşüyor.”

O zamanlar tam anlayamıyor, anlasam da kafamda oturtamıyordum.

Şimdi fark ediyorum ki küresel köyümüzün bireyleri olmuşuz bile.

Tabi güzel tarafları da oldu. Artık hayallerimize ulaşabilmek soyutluktan çıkıp somuta erdi, dünyada olan gelişmelere daha hızlı ulaşabilir hale geldik, özgür olduk.

Belki bu özgürlüğün bizi daha mutlu, bilinçli insanlara dönüştüreceğini düşünmüştük.

Fakat pastanın büyük dilimi mutsuz ve materyalist olmaya başlamıştı.

Artık “-mış” gibi yaşamaya başlamış, kendimizi tanımadan büyük şehirlerin kapitalist sistemine ayak uydurur olmuştuk. Mutlu olmanın tanımını bulduğumuzu sanmıştık. Başarılı bir iş ve onun getirdiği ekonomik özgürlükle kendini en iyi ifade edeceğin  giyime, çevreye ulaşmış ve seni en kusursuz gösterecek sosyal medya profilini hazırlamıştın. Fazlalaşıyordun. Çevredeki binalar, sana takılan sıfatlar, eşyalar, her şey fazlalaşıyordu.

Fakat tuhaf olan, fazlalaştıkça eksiliyordun.

Sanki hayat seninle bir anlaşma yapmıştı.

Çevrendeki kusursuzluğun bedeli ruhunun boşluğuydu.

İşte tam burada bir avuç insanın dillendirdiği bir felsefe vardı: Minimalizm.

Benim bu dünyayla yakından tanışmam Joshua Fields Millburn ve Ryan Nicodemus’un minimalizm yolculuğunu anlatan “Minimalizm: Önemli Şeylere Dair Bir Belgesel” oldu.

Bu felsefeyi anlamaya çalıştıkça gördüm ki minimalizm felsefesini benimsemek isteyenlerin çoğunluğu günümüz dünyasına göre “mükemmel” olarak görülen insanlardı. Çevre onları her şeye ulaşmış bireyler olarak görüyordu ama onlar eksik olduklarını görmüşlerdi.

Ve şu seslenişe kulak verdiler;

Bakma, gör!

Daha az tüket, daha verimli üret.

Zamanının kıymetini bil, lütfen.

Kendini hisset artık.  

Ona, içindeki kırılmış çocuğa kulak ver. 

Yalnızlaşma, doğayla çoğal.

Eşyalarla mutlu olmaya çalışma, istediğin sensin!

Gereksiz somut, soyut her şeyden arın!

Ve lütfen bunları yaparken gerçekten istediğin için yap!

Mevlana’nın da dediği gibi: “Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen hiç ol…”

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Yaşam Tarzı Son Yazıları

Benim Çöplüğüm

Sahip olduğumuz şeylerin yerini doldurabilecek birkaç şey biliyorum, ait olduğumuz şeyler. Örneğin

Geçmişe Dönüş

Yazı yazmak hiç bilmediğimiz yerlerde hiç bilmediğimiz insanların kalbine dokunmak gibi. Bir

Kendime: Beni Sev ve Kabul Et

Merhaba kendim. Merhaba aynadaki aksim. Sevgili saçlarım, yüzüm, bedenim, kişiliğim… Hepinizden büyük
Git Yukarı