Sıradışı Bir İnternet Dergisi

Jacquemus 10. Yıl Şovu: La Coup de Soleil

Moda Kategorisinde Tarafından

Çocukluğu lavanta tarlalarının arasında geçen çiftçi bir ailenin küçük çocuğu Simon Porte Jacquemus! Onu bir röportajda söylediği cümlelerle yakından tanıyalım: “Şu cümleyi kendime sıkça tekrar ederim: Köyümdeki postacı bile tasarımlarımla ne demek istediğimi anlamalı. Belki onları satın almasını değil ama anlamasını kesinlikle isterim. Büyüdüğüm çevreyle olduğu gibi modayla da basit bir ilişki kurmak büyülemiştir hep beni. Bir koleksiyon yaratmak karmaşık bir süreç olabilir fakat herkesin idrak etmesi gereken, aynı zamanda bir hikayenin, heyecanın ve hislerin parçası olduğu. Ve ben en başından beri bunun arayışı içinde oldum. Demek istediğim, tasarıma elbette kendi kodlarımı yansıtıyorum ancak bunu spontane bir şekilde yapıyorum. Tasarım yapmaya başladığımda 18 veya 19 yaşındaydım ve bu o zaman da böyleydi.” Ve kendisi bu yılın en etkili şovunu, en göz kamaştırıcı ve şüphesiz en güzel kokulu defilesini gerçekleştirdi. İnceleyelim hep birlikte.

VALENSOLE, FRANCE – JUNE 24: A model walks the runway at the Jacquemus Menswear Spring/Summer 2020 show on June 24, 2019 in Valensole, France. (Photo by Estrop/Getty Images

Öncelikle;

Simon Porte Jacquemus‘ten mesajınız var: ”Sizinle 10 yıl aşk, 10 yıl şiir, 10 yıl bağımsızlık, 10 yıl aile, 10 yıl inanç, 10 yıl paylaşma, 10 yıl özgürlük, 10 yıl gülümseme. Teşekkür ederim.” 

Bu müthiş şovu 10. yılı şerefine 24 Haziran 2019 günü hazırladı. 65 parçalık SS20 koleksiyonunu Fransa’nın Provence bölgesindeki lavanta bahçelerine kurulan pembe bir podyumda sergilemiş bulundu. Koleksiyon pastel tonlarıyla hayran bırakmakla kalmadı aynı zamanda stylinginin profesyonelliği ile göz kamaştırdı! Bu müthiş koleksiyonun adı “La Coup De Soleil” , Fransızca’da “güneş yanığı” anlamına geliyormuş… Jacquemus gerçekten güzel parçalara sahip bir koleksiyonla çıktı karşımıza, tabii ki aralarında beğenmediklerim oldu ama genel olarak ambiyansı o kadar güzeldi ki kötü bir eleştiri pek yapmak istemiyorum keza lavanta kokuları fotoğraflara bakınca burnuma kadar geliyor!

Pastel renkleri bu koleksiyonda çok fazla gördük. Zaten görmeye ihtiyacımız vardı: geçen sene Chloe ve Balenciaga rezaletinden sonra yanarlı dönerli kıyafetlerden gözlerimizi kaybetmek üzereydik. Pastel tonlar her zaman, her yerde işe yarar olmuştur. Doğru parçalarla kombinlendiğinde ortaya çok güzel sonuçlar çıkıyor.


Bu defilede de mankenlerin üzerinde hep birbirine yakışan ve uyumlu renkleri görüyoruz. Göz yormayan, sade ve renk skalası uyum içerisinde olan kıyafetler… Bu kadar fazla parça kullanılıp aynı zamanda bu kadar sade görünebilmek büyük başarı, sizleri çok özlemiştik. Teşekkürler Jacquemus!

Düşük belli şortları hayatımıza geri sokmaya çalıştığı için biraz kızdım. Fakat renk geçişlerine bayıldım! Aynı zamanda gördüğünüz üzere 2005-2007 yılları arasında oldukça popüler olan balon etek modasını hayatımıza geri soktu Jacquemus. Buna sevinmeli miyiz bilemiyorum, tabii o zamanlar hayran olduğum için bu eteklerde kararsız kaldım açıkçası.

Elbiselere gelecek olursak bu yazın sokak modasını süsleyecek olan en rahat elbiseler olduğunu söyleyebilirim. Tamamen doğal ve zahmetsiz “giyin, çık” modasının hastasıyım. Jacquemus hem lüks hem de rahat olunabileceğinin en büyük örneğini göstermiş oldu böylelikle.

Ve layering dediğimiz 90’ların kat kat giyinme modasını görüyoruz aniden. Gömlek içine bluz ya da kazak içine kaba gömlekler giyinmek. Bu olayı sevemiyorum, aslında tam olarak sevemiyorum değil sadece şuna karşıyım “kaba” giyinmek. Yani bu fotoğrafta olduğu gibi aşırı geniş ve kalın kazak üzerine giyinilen geniş gömlek kombinlerinden bahsediyorum, hepiniz az çok anladınız demek istediklerimi.

Biliyorsunuz ki geçtimiz sezon dünyanın en küçük çantalarını üretmişti sevgili Simon. Bu kombinde mankenin boynundaki çanta işte dünyanın en küçük çantası oluyor. Hoş, o çanta büyük olsaydı keşke diyorum çünkü pembe ile hardal tonları ancak bu kadar yakışabilirdi. Pembenin iki farklı tonunu ve hardalları birleştirerek müthiş bir ambiyans yakalamış. Ayrıca o topuklarla o yokuşları tırmanmak çok büyük bir başarı ve güç gerektiriyor, mankenlerin hepsini tek tek tebrik etmek istiyorum. Sıfır hata ile defileyi kusursuz tamamladılar.

Son olarak bu harika oversize lila takımı buraya bırakıyorum. Umarım bu seneyi böyle pastel tonları ile çok sakin tamamlarız. Görüşmek üzere!

24 Haziran 1997 doğumluyum. Şu sıralar Hacettepe Üniversitesi'nde öğrenciyim. Yazı yazmayı, eleştirmeyi ve eleştirilmeyi en büyük hobim olarak kabul ediyorum. İki kedi annesiyim, modaya uzun zamandır yakından ilgim var. Kötü tasarımları didikleyip eleştirmeye ise doğuştan!

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Moda Son Yazıları

Koronavirüs ve Moda

Bildiğimiz üzere hepimizin gündeminde tüm dünyayı saran koronavirüs var şu sıralar. Sosyal

Moda Hakkında

Herkese merhaba! Uzun bir aradan sonra modanın kilitli kapılarını açmış bulunarak döndüm.

Grunge Moda

Selamlar herkese! Etrafta kullanım sıklığını her gün biraz daha fazla hissettiğimiz bir
Git Yukarı