Sıradışı Bir İnternet Dergisi

Küçük Siyah Elbise

Samimi Moda Kategorisinde Tarafından

O bir devrim. Öyle ki femme fatale kavramının altı çizilirken o femme fatale’in üstünde bir siyah elbise vardı. Aldatıldığını öğrenen bir prenses onunla intikam aldı, moda sahnesine çıktığında küçük siyah elbise, bizzat ortaya onu çıkaran kişi tarafından taşındı.

O bir ilham kaynağı. Şarkılara konu oldu, parfümlere isim…

Ateşin bulunması nasıl ki insanlık için küçük görünüp büyük olan bir adımsa tarih için, küçük siyah elbise de modanın ateşi buluş hikayesi…

Elbette modada bir devrim olur da altında Coco Chanel’in imzası bulunmaz mı? Gözlerimiz arıyor sonra kendisini! 😀 Aykırı, kuralları silip yeni baştan yazan, modanın en girişimci ruhlu, en müthiş kadın tasarımcısı Coco Chanel. Korse gibi bir başbelasından -rivayet olunur ki bir dönem kadınlar kullandıkları korseleri o kadar çok sıkıyorlarmış ki kaburga kırıkları, nefes almakta yaşanan çeşitli problemler ortaya peyda olmuş. Bu yüzden birçok kadının hayata gözleri yumduğu söylenir- kurtaran, erkeklikle bağdaştırılan pantolonu “olur mu canım öyle şey?” dercesine kadının üstüne konduruveren, onun dönemine kadar kullanılmaktan çekinilen siyahı renklerin kraliçesi yapmaktan hiç çekinmeyen bir dahi Coco Chanel. Time dergisinin yüzyılın en önemli yüz kişisi arasında olan tek moda tasarımcısı olması rüştünü ispatlamakla kalmıyor altını adeta sarı fosforluyla şöyle kalın kalın, güzelce çiziyor. İşte küçük siyah elbise kavramı çıksa çıksa böyle bir kadından, böyle bir yetenekten çıkar diyorsunuz siz de.

1926 senesinde dünyanın moda dergisi sektörü denince ilk akla gelen dergisi Vogue’da, moda sahnesine sessiz ama emin adımlarla çıktı küçük siyah elbise. Etkisine göre oldukça minimal, mütevazı bir çıkıştı bu, bir illüstrasyon ile… Sade, süssüz, gösterişsiz, kısa etekli, dar kollu, inci bir kolye ve klasik bir şapka modeliyle sunuldu. Küçük siyah elbisenin yükselişinin altını şöyle bir eşelerseniz  harika bir gözlemin izi ve de stratejiyi bulabilirsiniz. Coco Chanel hedefi on ikiden vurmuştu bu tasarımla. Savaş zamanı yas rengi olarak giyilen, verilen kayıpların simgesiydi kadınlar için siyah. Dünyanın üstünde deyim yerindeyse kara bulutların dolandığı savaş döneminin geride kalan ağır lekesiydi. Hüzünlüydü, mutsuzdu, sadeydi, yorgundu. Coco Chanel tüm bunları çağdaşı kadınların düşüncelerini, davranışlarını kusursuz bir gözlem yaparak yakalayıp siyahın savaş mutsuzluğunu değil de güçlü kimliğini feminen bir duruşla birleştirerek bugün hepimizin dolabında muhakkak bulunan, ilham kaynağı olan elbiseyi tasarlamış oldu.

Tarihinden kısaca bahsettiğim küçük siyah elbiseden belki milyarlarca farklı tasarım, farklı kombin yapılmıştır günümüze kadar fakat Coco Chanel’in imzasını güm diye attığı o tasarımdan sonra öyle güçlü beş adet küçük siyah elbise var ki gelin onlara birlikte bakalım.

 

Küçük Siyah Elbise’nin Miladı-Audrey Hepburn

Bu sıralamayı yapmanın müthiş zorladığını en baştan söylemeliyim. Zira listedeki her kadın ve her elbise döneminin en iyiler tarihinden. Zaten moda dediğimiz şey dünden bugüne canlı bir şekilde gelebiliyorsa tarihselleşmez mi? İşte Audrey Hepburn’ün hafızalara küçük siyah elbisenin miladı olarak kazınan, Holly Golightly karakterini de kimi zaman gülerek kimi zaman hayata bakışına hüzünlü bir neşeyle eşlik ederek izlediğimiz 60’lar sinemasının en büyük işlerinden Tiffany’s de Kahvaltı (Breakfast at Tiffany’s) filminin Givenchy imzalı küçük siyah elbisesi hala daha konu açılınca akla ilk gelenlerden. Audrey Hepburn’ün zamansız zarafeti ve Givenchy’nin en ikonik tasarımlarından biri birleşince ortaya siyahın en ince halini ortaya koyuyor. Hiçbir kahvaltı bu kadar zarif olmamıştı…

 

Zamanından Taşıp Gelen Seksapel-Marilyn Monroe

İnternette sık sık görebileceğiniz bir şeydir Audrey mi Marilyn mi tartışması. Bazısı Audrey Hepburn’ün duru bakışlarından, saf ve ince duruşundan yanadır bazısı Marilyn’in kadın gibi kadın tanımlamasını hala yaptırtan kıvrımlı hatlarından, efsaneleşen platin sarısı saçlarından, iç gıcıklayan bakışlarından… Zarafette Audrey’nin seksapelde Marilyn’in bayrağı elinde taşıdığı güzellik kulvarı bir yana iki kadın da küçük siyah elbiseyi bir başka taşımışlar. Marilyn Monroe’nun üzerindeki son derece sade fakat vücut hatlarını göz alıcı şekilde zarifçe gözler önüne seren feminen tasarım Hollywood’un en unutulmaz sarışınında adeta bir kimlik kazanmış. Küçük siyah elbisenin en akıllara zarar hali Marilyn Monroe’da vücut bulmamış mı?

Kışkırtıcı ve Tehlikeli Siyah-Rita Hayworth

Sanatın hemen her kolundan dine kadar uzanan geniş bir yelpazede duyduğumuz bir kavram femme fatale. Dilimizde tam bir karşılığı yok ancak ölümcül kadınlar diyebiliriz, yerli milli üretim örneklerimiz mevcut. Hal böyleyken sinemada da yüzlerce femme fatale kadın arketipi görmemiz mümkün ama bu kavramın imzası niteliğinde bir karakter, bir küçük siyah elbise var ki kavramla bütünleşmiş, çığır açmış. Rita Hayworth’ün 1946 yılında başrol olarak yer aldığı Gilda filmindeki Jean Louis imzalı siyah elbise Audrey’deki zarif, Marilyn’deki seksi duruşundan sıyrılıp ölümcül bir forma büründü. Dalgalı ateş rengi saçları, güzel fiziği ve döneminin en güzel şöhretlerinden biri olan Hayworth’ün Gilda ile yakaladığı zirvede bu mükemmel siyah elbisenin rolü büyük. Söylemeden geçmeyelim Jean Louis, Marilyn Monroe’nun Happy Birthday Mr.Presedent şarkısını söylerken giydiği kristal kaplı elbisenin de tasarımcısı. Chanel’in çizdiği yoldan gelinen nokta mükemmel değil de ne?

Tarihin En Siyah Cevabı-Prenses Diana

Ölümünün ardından hala daha stiliyle, düşünce yapısıyla, iyi kalbiyle hakkında konuşulan bir kadın Prenses Diana. Başına taktığı taçtan çok tüm dünyaya, çocuklara, yardıma muhtaç insanların gönüllerinde taç takmış kalplerin prensesi olan Prenses Diana’nın intikam elbisesi ismiyle anılan, Christina Stambolian tasarımı küçük siyah elbise tarihin gelmiş geçmiş en koyu, en şık cevabı… Bir kadın aldatıldığını öğrendiğinde bile spot ışıklarını üzerinde tutmayı başarabiliyor üstüne üstlük asaletini elden bırakmıyorsa söylenecek başka ne söz kalıyor ki geriye? Tabii ki küçük siyah elbisenin rolünü göz ardı etmemek gerek. Yıllar sonra aynı duruma düşen kadın profili olarak Yasak Elma dizisinde Yıldız karakterine de intikam elbisesi giydirilmişti hatırlarsanız. Bu bile intikam elbisesinin ne kadar etkili olduğunu göstermeye yetiyor da artıyor.

Kırmızı Halının En Asili-Angelina Jolie

Geldik sona… Küçük siyah elbise modelleriyle çoğu ünlünün günlük hayattan kırmızı halıya kadar her yerde boy gösterdiğini biliyoruz ama Angelina Jolie işi başka bir boyuta taşıyor. Kırmızı Halı’da birden fazla küçük siyah elbisesi var gündeme bomba gibi düşen fakat 2012 Oscar’ında giydiği bu elbise açık ara en iyisi. Siyahı sıklıkla tercih eden güzeller güzeli yıldızın 2012’de giydiği yüksek kesimli, derin yırtmaçlı siyah elbisenin kendisi küçük etkisi büyük. Rita Hayworth’ün femme fatale arketipi Gilda için giydiği siyah elbiseye benzemekle beraber daha cüretkar, daha boyutlu bir tasarıma sahip. Güzel yıldızın duruşuyla, fiziğiyle ahenkli bir şekilde bütünleşmiş, kırmızı halının en seksi kumral kadınını asil ve kadınsı bir şekilde sarmalamış. Sonuç, tüm çarpıcılığıyla gözler önünde…

 

Asaletin, otoritenin, gücün, karanlığın rengi siyah… Kadınsı, buğulu, seksi, göz kamaştırıcı… Bir elbise diye geçmemek lazım, hele de siyah olanların. Kendinizden bambaşka bir kadın çıkarabildiğiniz Chanel imzalı bu kimlik geçmişten günümüze etkisi dolaplarımızda fırtına estirmeye devam ediyor.

Moda tarihinin en etkili modeli olan küçük siyah elbise sizce bundan sonra başka kimler tarafından ikonik bir duruş kazanır? Belki de sizlerden biridir, kim bilir?

 

 

 

Ege Üniversitesinde reklamcılık okuyorum. Edebiyat ve 17 yıldır uğraşmakta olduğum dövüş sanatları en büyük aşkım. Boş vakitlerimi yazmakta olduğum Cehennem Çiçeği adlı kitapla ve yabancı dil öğrenmekle geçiriyorum. İyi derecede İngilizce biliyorum.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Samimi Moda Son Yazıları

Türk İşi Femme Fatale

Dünya sinemasında ve edebiyatında çokça karşımıza çıkan femme fatale tiplemesi nedir, kimdir?
Git Yukarı