Sıradışı Bir İnternet Dergisi

HASRET

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

Herkese merhaba. Biz fikri ve sanatsal üretim yapan insanlar -adına ister yazar deyin ister şarkıcı ister ressam ister oyuncu- yaptığımız işlere duygularımızı katarız, bu bir gerçektir. Hatta kaçınılmaz bir eylemdir. 

İşte şimdi ben de bu kaçınamayacağım ruh halimde sizlere bir şeyler anlatmak istiyorum. Bir şarkıdan bahsetmek aslında… 

Duygu durumum karışık, hüzün ile melankoli hep kol kola… Umutsuzluğun umut ile zafer tebessüm yarışı var içimde. Metroya binmek üzereyim… Kulağımda bir şarkı: Hasret… 

Sözlerini büyük söz yazarı, Türkolog ve şair Aysel Gürel’in yazdığı, bestesini ise Atilla Özdemiroğlunun kompoze ettiği, canımız biricik Sezen Aksu’muzun ise seslendirdiği bir şarkı. İnsanı intihar ile hayatına ağlama noktasında kararsız bırakan ve asla arabesk olmayan aranjesi ise yine Atilla Özdemiroğlu’na ait… 

Görsel Twitter’dan alınmıştır.

Ah sevdaların kadını… Kelimelerin en naif ve duygusal efendisi. Duyguları en özel ve kendi mahremiyetleri ile, en safiyane ve anlaşılır şekilde anlatan kadın Aysel… Onlar nasıl sözler? 

Umut ile umutsuzluğu nasıl böyle ahenk içinde anlatır insan? Tıpkı benim iç dünyamın kararsızlığının savaşı gibi.  

Şarkı başlı başına harika ancak iki cümle ile baş ve son yapacağım. Ama ben sondan alıp başa saracağım. 

“Süsledim gelin misali gençliğimi / Sandığıma kaldırdım” anı her geldiğinde de mi dolar insanın gözü? Kaç kadının, kaç erkeğin gençliği gelir aklıma? Kimler kimler geçmişlerini bir gelin gibi süsler de kaldırır. Bir daha arkasına bakmayarak. Ve gençliğe bu kadar mı yanar, giden gençliğe bu kadar mı ah çektirir bir cümle? Hele Sezen’in buğulu sesi de eklenince üstüne. Sanırım metroda ağlıyorum. Gözüme toz kaçmadığına eminim… Evet evet, bu sandıkların ağır kütlesi. Belki de gözüme kaçan yüreğimden gelen sandığımın tozu. Kim bilir?  

Görsel onlineradyodinle.com dan alınmıştır.

Tam burada ağlayıp inleyecekken, duyguya deli gibi girmişken şarkı bir süre sonra biter ve başa döner tekrar. Çünkü art arda çalmalıdır. Çalmalıdır ki ruhuna işlesin, derinlerde yaksın ağıtını. 

Sonra sondaki feryadı dindiren bir söz dizisi ile devam eder: 

“Bir gün açılır, açılmaz sandığın kapılar vurunca güneş.” Ah bu söz kaç kere göz yaşımı kurutup, yemyeşil hayallere daldırdı bilemezsiniz. İnsanoğluna umut anca başka sözlerle anlatılır. “Umut et yavrum,” demekle olmaz ki. Ve insanoğluna bir güneş elzemdir. Bu güneş kimi zaman dışardan gelir, kimi zaman ise içimizdedir. Ve güneş için her zaman çalışmak ve o ışığı içimizde hissetmek gerekir. 

Başı ile sonu her ne kadar farklı duygulara sevk etse de “Hasret” şarkısının özeti umut ve yenilenmedir. Tıpkı Zümrüdüanka kuşu gibi yanarak ama… Hasret ile…

Ve sonra gelir: “Dün bizim, yarın bizim, yana yana sevmek bizim, hasrete vurduğumuz, göz göz yürek bizim…” 

Ve şarkı biter. Ama ne Aysel’in sözcükleri tükenmiştir ne de Sezen’in sesi. Ne de Özdemiroğlu’nun ruhu susmuştur. Tüm bunların hepsi kulaklarda çınlamaya, ötesinde kalbinizde işlemeye ve hayatınıza yansımaya devam eder. 

Görsel yeniasır.com’dan alınmıştır.

İşte sanatçının sanatı da böylelikle susmaz. 

Lütfen dinleyin ve duygularıma ortak olun. Zira çok mutlu olurum. Kapakta büyük müzisyen Onno Tunç var onu da yad edelim…

Sevgilerimle… 

 

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Kültür & Sanat Son Yazıları

Vertigo

Hayal kırıklıkları, bunalımlar, sanrılar ve travmalar üzerine bir film Vertigo. Merkezine, emekli

Ekran001-Gündem Notları

Eaomag dergisi için hazırlanan seri Ekran001'in televizyon ekranlarının perde arkasında olan bitenlere
Git Yukarı