Sıradışı Bir İnternet Dergisi

Kendime: Beni Sev ve Kabul Et

Yaşam Tarzı Kategorisinde Tarafından

Merhaba kendim.

Merhaba aynadaki aksim.

Sevgili saçlarım, yüzüm, bedenim, kişiliğim…

Hepinizden büyük bir özür dilemek isterim. Sizleri bunca zaman kendilerine bakmadan, aynanın karşısına geçmeden, yapıcı veya yıkıcı herhangi bir eleştirilmeye cesareti olmadan başkalarını ve sizleri eleştirmekten hiç gocunmayan kişiliklerin laflarına takılarak, onların hakkımda ne düşündüğünü önemseyerek, o ne der bu ne tepki verir düşüncesinin ruhuma birer birer indirip beni hapseden parmaklıklarını görmezden gelerek size zarar verdiğim, sizleri hırpaladığım, yorup haksız yere kırdığım için tüm kalbimle özür diliyorum. Sevgili kalbim, bunca nefreti, kini, yersiz ve kırıcı eleştirileri sırtına yüklediğim için senden daha çok özür diliyorum.

Merhaba kendim ve aynadaki güzel aksim.

Sevgili hobilerim, fobilerim, ilgilendiklerim, sevmediklerim, benliğim…

Saçlarımı kadın halimle (!) erkek gibi kısacık kestirdiysem ya da erkek halimle (!) kadın gibi uzattıysam kime ne? Bunu ben istedim. Çünkü böyle seviyorum, sizi bu şekle sokan benim. Cılızmışsınız, kabarıkmışsınız, düz veya kıvırcıkmışsınız nasılsanız nasıl olun sizi çok seviyorum. Hayalet gibi bembeyaz veya ırkçı söylemlere varan esmerliğim, yüzüme serpilen çillerim, küçük veya kocaman gözlerim, ne şekilde olursanız olun gülümseyişlerimin şahidi dudaklarım, sevdiklerime sarılınca, bir demet çiçeğin güzelliğini mesela, bunların kokusunu hafızama kaydetmemin güzel ortağı burnum hepinizi adına kusur denen güzelliklerimle çok seviyorum.

Ne olmuş sert mizaçlıysam? Hemen ağlıyorsam? Duygusalsam, sinirlenince yumruklarımı sıkıyorsam, içime gömülüyorsam, kalabalıktan hoşlanmıyorsam veya sokaklarda canım istediği için dans etmekten, koşturmaktan utanmıyorsam? Bu benim.

Karanlıktan, böceklerden, asansörden, yüksekten korkuyorsam? Erkekler gibi saatlerce strateji ve savaş oyunlarının içinde kalmaktan hoşlanıyorsam kadın başımla, erkek arkadaşımdan çok kadın arkadaşım varsa erkek halimle ne olmuş ki? Tam olarak kime sevdiğim ve ilgilendiğim şeyler için neden hesap vermeliyim? Niçin hesap vermeliydim, benliğimin bu kısıtlayıcı düşüncelerin kurbanı olmasına nasıl izin verdim?

Belki dünyaya açmaya korktuğum bazı ruhsal problemlerim var. Erkeğim ve modayla ilgileniyorum belki? Kadınım ve halı sahada herkesin tozunu attırıyorum? Cinsel yönelimim farklıdır belki sizlerden. Kötü dediğiniz sesimle saatlerce şarkı söylemeyi seviyorumdur belki? Ayıpladığınız resimleri çiziyorumdur, en güzel şiirleri yazıyorumdur, şişman deyip yadırgadığınız bedenimle dans ediyorumdur, bir çok şeyi yapabiliyorumdur ha?

Kimse kimseye hesap vermek zorunda değil ruhunda taşıdığı hazineler yüzünden.

Seçimlerimiz, tercihlerimiz, korktuklarımız, sevdiklerimiz, her şeyimiz, her şeyim… Ben böyleyim. Bizler böyleyiz.

Sevgili kendim, beni seviyorum. Seni her halinle çok seviyorum.

Çok şükür iyisin.

Çok şükür ben kendimim. Kendimi dünyada var olmayı sevdiğim şekilde sorgusuz sualsiz kabul ediyorum. Benim yaratılışım bu.

Sevgili kendim, aynadaki güzel aksim. Sen de kendini sev ve kendini kabul et.

Olur mu?

Ege Üniversitesinde reklamcılık okuyorum. Edebiyat ve 16 yıldır uğraşmakta olduğum dövüş sanatları en büyük aşkım. Boş vakitlerimi yazmakta olduğum Cehennem Çiçeği adlı kitapla ve yabancı dil öğrenmekle geçiriyorum. İyi derecede İngilizce biliyorum.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Yaşam Tarzı Son Yazıları

Benim Çöplüğüm

Sahip olduğumuz şeylerin yerini doldurabilecek birkaç şey biliyorum, ait olduğumuz şeyler. Örneğin

Geçmişe Dönüş

Yazı yazmak hiç bilmediğimiz yerlerde hiç bilmediğimiz insanların kalbine dokunmak gibi. Bir
Git Yukarı