Sıradışı Bir İnternet Dergisi

Çizgi Roman Dünyasının Dahi Çocuğu: STAN LEE

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

“Benim için yazmak eğlenceli. Bir hikaye anlatabildiğin sürece ne yazdığının önemi yok.”

Stan Lee

Çizgi romanlara biraz olsun ilgi duyan, en azından film veya dizi uyarlamalarını izlemekten keyif alan herkes Stan Lee’nin adını da biliyordur. Amerikalı çizgi roman yazarı, Marvel bünyesinde yarattığı Örümcek Adam, Demir Adam, Thor, Hulk gibi nice unutulmaz karakter ve renkli kişiliğiyle yıllar içinde milyonlarca okurun, seyircinin kalbini kazandı. İşine duyduğu sevgiyi sıklıkla dile getiren ve bizlere bunu fazlasıyla hissettiren Lee, Kasım 2018’deki vefatına kadar da üretmeyi hiç bırakmadı. Kendisi artık aramızda olmasa da anlattığı hikayeler sayfalarda, ekranlarda ve beyazperdede hayat bulmaya devam ediyor. Peki çizgi roman dünyasının dahi çocuğu Stan Lee’nin kendi hikayesi nasıldı? Gelin bu hayalperestin hayatına ve kariyerine biraz daha yakından bakalım.

Esas adı Stanley Martin Lieber olan Stan Lee, Romanya göçmeni Yahudi bir ailenin oğlu olarak 28 Aralık 1922 yılında, New York’ta dünyaya geldi. Çocukluğu tam da Büyük Buhran’ın zorlu yıllarına gelince, ailesine destek olmak için okulu bırakıp genç yaşta çalışmaya başladı. 17 yaşında ofis asistanı olarak Timely Comics’te işe alındı ki bu gelecek kariyeri için büyük bir adımdı. 1940’ların başında Lee, çizgi roman yazarı olarak ilk çıkışını yaptı ve Kaptan Amerika’nın bir sayısına katkıda bulundu. O günlerin Timely Comics’ini ise bugünlere Marvel Comics olarak biliyoruz. Aynı yıllarda Stan Lee’nin II. Dünya Savaşı’nda orduda göre alıp, yazar ve illüstratör olarak çalıştığını da not düşelim.

1940’lı yıllar Lee’nin özel hayatı için de önemliydi, 1947’de Joan Boocock ile evlendi ve Joan’ın 2017’deki vefatına kadar birlikte kaldılar. Bu evlilikten iki kızları oldu; Joan Celia “J. C.” Lee ve Jan Lee. Fakat maalesef Jan Lee doğumundan birkaç gün sonra hayatını kaybetti.

Marvel Comics’teki çalışmalarıysa aynı standartta ilerliyordu ta ki 1960’a kadar. Patronları kendisinden DC Comics’ın Adalet Birliği serisiyle yarışabilecek bir çizgi roman istedi. Böylece Marvel ve DC arasındaki bu rekabet Fantastik Dörtlü’nün doğuşuna vesile oldu. Stan Lee’nin Jack Kirby ile yarattığı Fantastik Dörtlü öyle büyük ses getirdi ki Lee’nin kariyeri bu noktadan sonra hızla yükselişe geçti. Kirby ile çalışmaya devam ederek Demir Adam, Hulk, Thor, Doktor Strange, Örümcek Adam ve X-Men gibi günümüzün popüler süper kahramanlarını yarattı.

Marvel’ın bir nevi kurtarıcısı olan Lee, 1972 yılında editörlük pozisyonuna geldi ve 1981’de çizgi romanların TV ve sinemaya uyarlanma sürecinin yönetimi de ona verildi. 2002 yılında vizyona giren Sony Pictures yapımı, Sam Raimi imzalı Örümcek-Adam, Marvel çizgi romanlarının sinemadaki ilk güçlü temsili oldu. 2008 yılındaysa Demir Adam filmiyle Marvel kendi sinematik evrenini kurmaya başladı. Film o kadar sevildi ki çok geçmeden yeni filmler, yeni kahramanlar evrene eklenmeye devam etti. An itibariyle Marvel Sinematik Evreni’nde vizyona girmiş 25 film mevcut ve 13 tanesi de yolda. Stan Lee yaratıcı ve yapımcı olarak filmlerin parçası olmasının yanı sıra her birindeki ufak rolleriyle de popülerliğini katladı. Öyle ki pek çoğumuz için yeni filmlerde kendisini göremeyecek olmak oldukça kalp kırıcı. Kazandığı popülerlik ile gelen büyük güç belki büyük sorumluluk da getirdi ve Lee, kazandığı bu görünürlüğü çizgi roman yaratıcılarının hak ettikleri ücretleri almaları adına kullandı.

Stan Lee Marvel’den bağımsız olarak da üretmeye ve yaratmaya devam etti. 2001 yılında POW! Entertainment’ı kurdu, hemen sonraki yılsa otobiyografisini yayınladı. 2010 yılında Stan Lee’nin Süper İnsanları adında bir History Channel serisi yarattı. Sonraki dönemlerde de Romeo and Juliet: The War ve Stuart Moore ile Zodiac gibi çizgi romanlar yazdı. Bu çalışkan yazar, söylenenlere göre 96 yaşında hayata gözlerini yummadan önce de Dirt Man adında yeni bir karakter üstünde çalışıyordu ama maalesef bu çalışmalar yarım kaldı.

Tüm başarılarının yanında, ne yazık ki Stan Lee’nin hayatıyla ilgili trajik iddialar da var. 2019 yılında Lee’nin menajeri Keya Morgan Lee’yi manipüle ve suiistimal etmekten tutuklandı ama sonrasında suçsuz bulundu. Abraham Riesman’ın The Rise and Fall of Stan Lee kitabında ise Lee’nin kızı Joan Celia Lee’nin yazarı bitmeyen istekleriyle sömürdüğü, hatta ona şiddet dahi uyguladığı söyleniyor.

Ne olursa olsun Stan Lee jenerasyonların hayatına renk katan, onlara ilham veren işleriyle kendine bu dünyada unutulmaz bir yer edindi. Yarattığı Marvel evreni gün geçtikçe büyümeye devam ediyor ve hayranlar için daha da heyecanlı bir hal alıyor. Bize hayal kurmanın ve iyi bir hikaye anlatabilmenin değerini her fırsatta hatırlatan Lee’nin yokluğunu hissetsek de kendinin de dediği gibi onu yarattığı “her iyi adamda” görüyor, hatırlıyoruz.

Görsel 1, Görsel 2, Görsel 3

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Kültür & Sanat Son Yazıları

Ekran001-Seyirci Önemi

EAOMAG dergisinin televizyonun nabzını tuttuğu eleştiri serisinin bu basamağında televizyon dünyasında seyircinin

Öteki Taraf’ın Felsefesi

Görüp görebileceğiniz en keyifli kurgulardan biri olan The Good Place, güldürürken düşündüren
Git Yukarı