Gece
Gündüz

Muhakkak İzlenmesi Gereken 9 Yeşilçam Filmi

22 August 2020
yazdı
7 dk'lık okuma

Ağustos sıcaklarının basmasından sonra hala pandemi nedeniyle evlerimizdeyiz, dışarı çıkarken korka korka çıkıyoruz. Eh haliyle filmler, kitaplar bizleri bekliyor izlenip okunmak için. Siz de yabancı ya da yerli yeni dönem sinemasının müptelası, Yeşilçam filmlerine ise önyargılı mısınız? Klişelerle karşılaşmaktan hoşlanmıyor musunuz? Yoksa hiç izlemediniz mi? O halde önyargıları olanlara bile bu önyargıları yıktıracak Yeşilçam filmlerini sizler için derledik. Öyle kulağınıza çalınan Hababam Sınıfı, Susuz Yaz, Neşeli Günler gibi yapıtları söylemeyeceğiz, Yeşilçam’ın bu başyapıtları haricinde kalan 9 değerli eser var listemizde.

1. Aslan Bacanak

Listeye Yeşilçam tarihine Karagöz-Hacivat ikilisi olarak giren ve hafızalarımızda unutulmaz anlar bırakan mükemmel ikilinin filmiyle giriş yapalım dedik: tabii ki Zeki Alasya ve Metin Akpınar’la! Filmin konusu ise şu, Selim (Zeki Alasya) mahalleye yeni taşınan bir minibüs şoförüdür. Şaşkın şoför tesadüfi bir karşılaşmayla en aşık olmaması gereken kişiye aşık olur, mahallenin kabadayısı Halim’in (Metin Akpınar) kız kardeşine! Doyumsuz bir komediye hazır olun, hemen her dakika gülme vaat ediyor Aslan Bacanak. Film ayrıca Zeki Alasya’nın ilk defa yönetmen koltuğuna oturduğu film olma özelliği taşıyor.

2. Kınalı Yapıncak

Dört yapraklı yonca, Yeşilçam’ın vazgeçilmezidir bilirsiniz. Kınalı Yapıncak, yoncanın en sade güzelinin filmidir yani Hülya Koçyiğit’in. Talihsiz bir yangın kazası sonucu ailesini yitiren Kınalı Yapıncak şahit olduğu olayın korkusundan konuşma yeteneğini yitirir. Kızcağızı varlıklı bir hayat yaşayan huysuz ve suratsız teyzesinin yanına yollarlar fakat teyze Kınalı Yapıncak’ı hor görüp küçümser. Etmediğini bırakmaz. Teyzenin zampara oğlu ise genç kızı çoktan gözüne kestirmiştir, konuşamayan Kınalı Yapıncak’ın bu çaresizliğinden yararlanarak bir gece kızı hamile bırakır. Gebe kalan kızı evden atan acımasız teyze, kızın başına neler geleceği konusunda hiç endişeli değildir. Kızcağız tesadüf üzeri aksi mi aksi bir adama (Hulusi Kentmen) hasta bakıcılık yapmaya başlar. Bu kadar aksi bir adama bile kendini sevdirmeyi başaran Kınalı Yapıncak’a adam ölünce bütün mirasını bırakır. Kınalı Yapıncak kalan mirasla teyzesinin kendine ettiklerinden ve kucağında bebeğiyle ortada bırakan oğlundan intikam almak için geri döner. Aşk ve dramın komik gerçekliklerle örüldüğü kurgusuyla yer yer ağlatacak yer yer güldürecek Kınalı Yapıncak usta oyuncuların sanatlarını konuşturduğu bir Yeşilçam yapıtı olarak önünüze çıkacak.

3. Vesikalı Yarim

Sultanımızın başyapıtı… Bir manav olan Halil’in üç esnaf arkadaşıyla birlikte gittikleri rakı gecelerinde bir gün sürekli gittikleri mekandan sıkılıp dönemin zengin eğlencesi yerine, Beyoğlu’ndaki Şen Saz’a gitmeleriyle başlar olaylar. Halil’in başı bağlı değildir, üç arkadaş çeşitli sebeplerle çilingir sofrasından kalkıp giderken bir-iki kadeh daha içmek isteyen Halil yalnız kaldığında garsona seslenmek ister fakat gördüğü bir şey her şeyi unutturacak güçtedir. Sarışın, zarif, çekici, güzel mi güzel Sabiha… (Türkan Şoray) Aşk, “Sigara içebilir miyim? Yakar mısın?” sorusu ile başlar. İniş çıkışları, ilişkilerin zorlukları, beraber her şeye göğüs germenin güçlüğü ve imkansızlıklarla dolu aşkı tek bir replik aslında özetler: “Sevgi de yetmiyormuş. Çok eskiden rastlaşacaktık.” İzzet Günay ve Türkan Şoray’ın muhteşem aşk hikayesi, dokunaklı gerçekliğiyle izleyicilerinin karşısına çıkıyor.

4. Mavi Boncuk

İşte size komedi ve aşkın aynı kapta eritildiği bir Ertem Eğilmez klasiği! Kadrosunda duru sesiyle kulaklarımızın pasını silen ve kendini oynayan Emel Sayın, ayrılmaz ikili Zeki Alasya-Metin Akpınar, hafızalarımızda Kel Mahmut kadar namuslu aile babası rolüyle de kazınan Münir Özkul, yakışıklı jönümüz Tarık Akan, safça halleriyle hepimizin sevdiği Kemal Sunal, kendine has gülüşüyle hatırladığımız Adile Naşit, kısa bir süre önce kaybettiğimiz sevimli usta Halit Akçatepe gibi güçlü isimleri barındıran filmde, atıldıkları meyhaneden intikam almak için esas kızı (Emel Sayın) kaçıran masum altılı (Münir Özkul, Halit Akçatepe, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Tarık Akan, Kemal Sunal) evde alıkoydukları Emel ile ondan çok şey öğrenecek aynı anda Emel de onlardan çok şey öğrenecektir. Bu sırada kapılarını çalan aşk işleri karmakarışık edecek siz de izlerken kah duygulanıp kah güleceksiniz. Dudaklarınızda tatlı bir tebessümün tadı kalacağı garantidir. Şimdiden iyi seyirler 🙂

5. Kadın Değil Başbelası

İstemediğiniz bir evliliğe ne kadar katlanabilirsiniz? Ya da hangi kadın size “başbelası” suretiyle gözüküp kalbinizi çalabilir? Engin Çağlar’ın hayat verdiği Murat karakterine kendisine kalan mirası alıp kullanabilmek için bir koşulu yerine getirmesi gerekmektedir. Ancak biriyle evlenirse mirastan yararlanabilecektir. Murat Bey’in avukatı bu koşul için idam cezasına çarptırılan bir mahkum olan Naciye (Türkan Şoray) ile anlaşması çözümünü sunar. Ancak Naciye’nin aslında suçsuz olduğu anlaşılacak ve ölümden kurtulurken Murat ile kesişen yollarında aniden karşısına çıkan aşka ikisi de gönlünü kaptıracaktır. Türkan Şoray ve Engin Çağlar’ın oryantal tatlar içeren komik öyküsünde kendinizi kaybedebilirsiniz.

6. Nereden Çıktı Bu Velet

Bir Zeki Alasya-Metin Akpınar yapıtı daha. Bekar iki genç olan Zeki ve Metin çok iyi niyetli iki arkadaştırlar. Küçük bir çocuğun peşlerine takılmasıyla birlikte başlarına gelmeyen kalmaz. Küçük çocuk, miras hırsı yüzünden öldürülmek istenmektedir. Bir yandan da oturdukları evin asabi sahibinden çekinmektedirler. Çocuğu saklamaya çalışırlarken aşk da yollarına çıkar ve her şey sarpa sarar. Gülmekten gözlerinizden yaş gelecek harika bir Yeşilçam filmi, mutsuz ve depresyonda hissediyorsanız açın “Nereden Çıktı Bu Velet” i. Filmin sonunda nereden çıktı bu mutsuzluk diyecek ve gözünüzdeki gülmekten oluşan yaşları sileceksiniz.

7. Gülen Gözler

Kadrosunda kimler kimler yok ki? Yönetmen koltuğunda Ertem Eğilmez’in oturduğu filmde Yeşilçam’ın demirbaş oyuncularının neredeyse birçoğu bulunuyor. Beş kızı olan Yaşar Usta geçim derdi sıkıntısına düşmüş İstanbul’da yaşayan bir adamdır. Karısının ve kızlarının ne istediğini ve düşündüğünü sormak çok da adeti değildir. Beş kızının da evlilik derdi, geniş aileyi İstanbul gibi bir yerde geçindirmek, cebinde parası olan “uygun” damat adayları arayışı ve sıra sıra gelen komik olayların yanaklarınızı gülmekten uyuşturacak kombinasyonu. Bir film ancak bu kadar adına yakışabilirdi.

8. Japon İşi

Bu listede Kemal Sunal’ın olmaması onun şahsına hakaret olurdu. Her ne kadar onu Şaban karakterinde bilsek de bu sefer karşımıza çalıştığı gazinonun parlayan ses sanatçısı Başak’a (Fatma Girik) vurgun Veysel rolüyle çıkıyor. Başak son derece başarılı, güzel bir kadındır ve birçok talibi vardır. Artık ona gelen mektuplara bile şöyle bir göz atmamaktadır öte yandan rakip diğer gazinolar gözde şarkıcıyı kendi gazinolarına ister. Canına kast edeceklerini düşünen Başak can derdine düşüp ülkeden kaçar. Bu sırada Japon bir arkadaş edinen Veysel arkadaşına Başak’a olan aşkını anlatır. Havaalanında arkadaşını uğurlayan Veysel’e japon arkadaşı “Başak senin olacak,” der ve gider. Olaylar bundan sonra başlıyor dersek yeridir. Japonya’dan kendisine gelen kargoyla isteklerine hemen hemen ulaşsa da yolu gerçek Başak’la bir düşecek sizi de yerlerinizde kıkır kıkır güldürecek. İzledikten sonra yorumlarınızı bırakırsınız bu konuda uzun uzun konuşabilirim.

9. Köyden İndim Şehre

Listeyi unutulmaz bir filmle kapatmak istedik. Yine Ertem Eğilmez yönetmenliğinde Halit Akçatepe, Metin Akpınar, Kemal Sunal ve Zeki Alasya’nın usta oyunculuklarıyla örülen filmde dört Anadolulu kardeşin İstanbul’a yerleşip daha iyi bir hayat hayalini kovalamaları konu alınıyor. Akıllarda altın sayma sahnesiyle kalan Köyden İndim Şehre günümüz insanının da pençesine düştüğü para hırsını son derece mizahi bir dille ele alıyor. Dakikada bir karnınızı tuta tuta kahkahalara boğulacağınız Yeşilçam klasiği Köyden İndim Şehre, yediden yetmişe izleyicisine ulaşabilen bir film olarak asla eskimiyor.

 

İzledikten sonra yorumlarda buluşuruz belki, ne dersiniz?

Eski filmlerin tozlu nostaljik tadı ne yazık ki yeni filmlerde yok. Efektsiz, yalın film isteyenlerine hala çare olan Yeşilçam filmlerinde buluşmak üzere kendinize iyi bakın! Rahmetli ustalarımızın ruhlarına da selam olsun efendim!

 

 

Melike Kongu

Ege Üniversitesi reklamcılık bölümü ve Anadolu Üniversitesi antrenörlük eğitimi mezunuyum. Edebiyat ve 19 yıldır uğraşmakta olduğum dövüş sanatları en büyük aşkım. Boş vakitlerimi roman yazmak, resim yazmak ve yabancı dil öğrenmekle geçiriyorum. Cehennem Çiçeği, Ay Yükselirken ve Kara Defter isimli üç romanım var. İyi derecede İngilizce ve Japonca biliyorum.

Yorum Yap

Your email address will not be published.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR