Gece
Gündüz

Ah İstanbul

15 May 2020
yazdı
2 dk'lık okuma

Rivayetlerle dolu, medeniyetlerin doğduğu, sanatın baş karakterlerinden “Ah İstanbul”. Onun her köşesi ne çok şey anlatır. Şehre kendini bıraktın mı içine alıverir,  büyüsüyle seni bilmediğin bir yanınla tanıştırır.


İstanbul aşık şehirdir. Ya ona aşık olursun ya da aşkın tanımını bulursun.
Belki hatırlarsınız bu dergide yazar arkadaşlarımdan Buse Kökpınar beyefendi Galata ve hanımefendi Kız Kulesi’nin aşkına değinmişti.

Efsaneye göre Kız Kulesi güzelliği ile dillere destandır . Fakat denizin ortasında yapayalnız kalmış, günden güne ışıltısını kaybetmeye başlamıştır. Bir yandan da İstanbul’un her köşesine hakim, heybetli Galata Kulesi tam da Kız Kulesinin karşısında yükselmeye başlamış.

Ve birbirlerine böylesine aşk duyacakları tesadüf olmamıştır.
Evet çok sevmişler de, birbirlerine söyleyemedikleri bu aşkları Kız Kulesinin daha da kötüleşmesine sebep olmuştur.
Onu böyle gören Galata ise hem çok üzülüyor hem de bir gün ulaştıracağına inandığı sevgisini dile getiren mektuplar yazmış.

Tam da bu zaman Hazerfen Ahmet Çelebi çıkagelmiş ve bir umutla mektupları vermiş.
Hazarfen Ahmet Çelebi ise almış mektupları bırakmış kendini boğazın serin sularına. Fakat hayal edilen gibi olmamış, rüzgarla oradan oraya giden mektuplar denize düşüvermiş. Bu sefer ise yardımlarına dalgalar koşmuş ve mektupları Kız Kulesine ulaştırmış. Artık sevgilerinin karşılıklı olduğunu anlamışlar.Kız Kulesi eskisinden de güzel, ışıltılıymış.

Bu aşk onları izleyen her aşığa ilham, umut olmuş.

İşte böyle nice hikayelerin olduğu şehir, Ah İstanbul…

Peki ya şimdi? Ya sonra ?
Bu şehre, doğaya ihanet edeceğimiz tek bir günün ondan,bizden bir ömür çalacağını unutmamak gerekir.
Yıllarca çaldığımız doğasına artık göz dikmemek…

Mesela izlediniz mi 25 Lt belgeselini? Nasıl bir tehlike ile karşı karşıya bu şehir, bu ülke, bu dünya! Hele ki şu günlerde daha çok su tükettiğimizi düşünürsek.

Veya duydunuz mu Marmara Denizi’nde yaşayan canlıların plastikle verdiği mücadeleyi?


Peki yine bu günlerde biz insanlarsız doğanın nasıl kendini yenilediğini gördünüz mü?
Ve biz insanların konforunu düşünerek yapılan köprüleri,kanalları, yüksek binaları…
Neydi bu insanın derdi?
Her defasında güzeli bozarak daha iyisini yaparım düşüncesi…

Hubert Reeves’in dediği gibi “Doğa ile savaş halindeyiz.Eğer kazanırsak kaybederiz.”
Ne üzücü ki kaybetmeye çeyrek kalayız.
Bir avuç insanın haykırarak söylediği bir gerçek var ki önümüzdeki 10 yıl Dünya için çok kritik.

O yüzden değişelim, rahatsız olalım yoksa kaybedeceklerimiz çok büyük.

 

Aşık Veysel’in dediği gibi ; “Seversin kavuşamazsın aşk olur…”

Bundan yıllar sonra rivayetlerde böyle bir şehir varmış diyeceğimize varsın kavuşalım da sevgiyle kalsın.

Yorum Yap

Your email address will not be published.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR