Gece
Gündüz

Bir Başyapıt: Doğu Ekspresinde Cinayet

14 September 2022
yazdı
2 dk'lık okuma

Polisiye romanlarda genel olarak beklenilen en büyük şey, şaşırtıcı bir son ve tahmin edilemeyen bir katildir. Sizi sıkmadan ilerlemesi, size sorular sordurması, kimi zaman kafanızı karıştırması, bittiğinde hatırınızda kalması başlıca kriterlerdendir.
Şöyle rastgele bir kitapçıya girelim ve “polisiye” kısmında bir duralım. Karşımıza çıkacak ilk isimlerden birisi Agatha Christie olacaktır.
Agatha Christie 1980 yılında İngiltere’de doğmuş bir polisiye yazarıdır. Kitapları 100 milyondan fazla satmış ve birçok dile çevrilmiştir. Yazma serüvenine hemşirelik yaparken başlamıştır. Eserlerinden bazıları film ve dizi olarak karşımıza çıkmıştır.



Günlük konuşmamızda dahi “Agatha Christie misin sen çözeceksin bu olayı” şekli ve benzerinde karşımıza çıkan bu yazarın bir kitabı var ki yukarıda bahsettiğim tüm kriterleri karşınıza çıkaracak.
Bahsettiğim kitap tahmin edebileceğiniz üzere “Doğu Ekspresinde Cinayet”. Agatha Christie’nin bu kitabı İstanbul’dan Londra’ya giden doğu ekspresinde yazması da bu kitabı daha ilginç kılan şeylerden bir tanesi.

Hadi sizinle görünmez olarak o trene binelim. Karşımıza on dört farklı insan çıkıyor. Yalnız birisi birden bir cinayete kurban gidiyor. Bıçaklanarak ölüyor.
Cinayeti vagondan birisinin işlediği kesin. Şu tesadüfe bakın ki vagonumuzda bir de dedektif var: Hercule Poirot. Bu karakter Agatha Christie’nin hayatımıza kattığı en önemli karakterlerden birisidir.
Poirot cinayeti çözmeye karar verir ve vagondaki on üç kişiyi de sorguya alır. Bu on üç kişinin de birbiriyle alakası hiç yokmuş gibi görünür. Ancak Poirot her şeye başka gözle bakabilen bir dedektiftir.
Karşımıza kırmızı kimono, pipo temizleyicisi, kondüktör düğmesi gibi kanıtlar çıkmakta ve her şey birbirine karışmaya başlamaktadır.
Düşünün ki gece uyuduğunuzda yanınızda bir katil uyuyor, yemek salonunda bir katil size “merhaba” diyor, katilinize yeri geliyor siz “iyi geceler” diyorsunuz. Öyle bir ortamdasınız ki herkes potansiyel bir katil. Herkesin bıçağı varmış gibi bir his uyanıyor içinizde. Etrafınızdakilerin gözlerine daha dikkatli bakmaya, ellerinde bıçak tutup tutmamış olabileceğini düşünmeye başlarken buluyorsunuz kendinizi.

Ölen kişinin bir çocuk cinayetiyle ilişkisi olduğunu öğrendiğinizdeyse daha büyük bir akıl tutulması yaşıyorsunuz. Yapana hak mı vermelisiniz yoksa çözümün ölüm olmadığına mı inanmalısınız?
Aslında kitabın bu kadar sevilmesinin sebebi, asla bir kişiden kuşkulanmamanız. Hatta yeri geliyor dedektiften bile şüphelenecek hale geliyorsunuz. Herkesin bir bölüm sorgusunu okuyor ve işin içinden çıkamıyorsunuz.
Kitabın sonundan ve katilin kim olduğundan işin büyüsünü bozmamak amacıyla bahsetmeyeceğim. Naçizane tavsiyem bu kitabın mutlaka okunması yönünde. Siz okuduysanız, katili buldunuz mu?
KAYNAKÇA
1. Fotoğraf: https://writersinitiative.com/literature-history/agatha-christie
https://www.britannica.com/biography/Agatha-Christie
Christie, A. (2022). Doğu Ekspresinde Cinayet. İstanbul: Altın Kitaplar Yayınevi

Yorum Yap

Your email address will not be published.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR