Gece
Gündüz

Lüksün ve Gösterişin Şehri: Dubai Bölüm 2

25 July 2018
yazdı
8 dk'lık okuma

İlk bölümde sizlere Dubai’nin iki alışveriş cenneti ve biraz genel kültüründen bahsetmiştim. Fakat asıl güzel sürprizleri ikinci bölüme sakladım. O zaman kemerlerinizi tekrar bağlayın, çünkü yüksekten başınız dönecek!

Burj Khalifa

Tamı tamına 163 kat! En büyük rakibi olan Toronto’daki CN Tower’a yaklaşık 300 metre fark atan bu yapıt, gerçekten en azından bana ilginç gelen birkaç özelliğe sahip. Yerden 828 metre uzunluğa sahip bu devasa binada turist olarak erişebildiğiniz en yüksek nokta, 148. kat olarak belirlenmiş. Zemin kattan bu kata çıkışınız yalnızca 60 saniye sürmekte! Apartmanınızdaki asansör ile kıyasladığımızda oldukça hızlı değil mi? Aynı zamanda bu 60 saniye içerisinde Burj Khalifa’nın planlamaları ve bina içerisinde neleri barındırdığını anlatan minik bir belgesel de, bu asansör yolculuğunda size eşlik ediyor. Burj Khalifa, içerisinde otel, iş yerleri ve stüdyo daireleri bulunan kocaman bir iş hanı. Bir yıllık daire kirası ortalama 150.000 AED (Dirhem) ‘den başlayıp, bir hayli artarak gidiyor. (1 AED = 1.2 TL) Diğer katların çok farkı olmadığı için, size direkt olarak o meşhur 148. katı anlatarak başlıyorum. Asansör açıldıktan sonra kendinizi 360 derecelik manzarası ile sizi devasa bir salon karşılıyor. Yukarıdan diğer insanlara baktığınızda, insan gerçekten kendi benliğini sorgular oluyor vallahi. Örnek vermem gerekirse;

Şu koca Dünya’da küçücüğüz değil mi? 🙂

Şaka bir yana gerçekten Dubai’yi baştan sona görebileceğiniz inanılmaz bir manzarası var. Bunun dışında teleskop ile şehri daha yakından inceleme fırsatınız ve aynı zamanda VR (Sanal gerçeklik) deneyimi ile Burj Khalifa’nın en tepesine çıkıp oradan atlamanın nasıl bir hissiyat olduğunu anlayabiliyorsunuz. VR teknolojisine alışkın değilseniz, yere düşmemeye dikkat edin derim. 🙂 Kısa bir özet geçersek Dubai’ye gelip de buraya gitmemek, hem kendinize hem de Dubai’ye ayıp olur biraz.

Küçük bir “spoiler” vereyim size;

Suudi Arabistan, Burj Khalifa’nın rekorunu geçmek amacıyla bir kule inşaatına başladı. Fakat Dubai durur mu? Yapıştırdı cevabı. Expo 2020’ye kadar Burj Khalifa’nın abisi olarak bir kulenin inşaatı alelacele bir şekilde başladı. Ben yetişemedim, umarım siz yetişirsiniz. Oralardan bana da bir selam çakmayı ihmal etmeyin!

Burj El Arab

Devasa Burj Khalifa’dan çıkıp, mükemmel (yapay) deniz manzarası ve lüks denince yine akla gelen ilk yerlerden Burj El Arab’a geldik!

Parantez içinde “yapay” dememin sebebi, çölün ortasında gerçekten uçsuz bucaksız gözüken bir deniz inşa etmeleri. Hani derler ya “Paranın açamayacağı bir kapı yoktur” diye, tam olarak bütün mevzu bu işte…

İçerisi tamamen altın kaplamalı, konaklamanın günlük yüz binlerce dolara mal olduğu, hatta ve hatta içerisinde belli bir para karşılığı turistik gezi yapılan belki de Dünya’nın en lüks oteli Burj El Arab! Açıkçası buraya giremedim pek, fakat dışarıdan gözlemlediğim ve canım kankam, rehberim Prince’in anlatımı ile size aktaracağım.

Burj El Arab’ın hemen girişindeki güvenlikler, size özgürce önünde fotoğraf çekinmenize izin veriyorlar. Tabii yaklaşık 5 dakikalık bir süre ile… bunun sebebi, sizin gibi fotoğraf çektirmek isteyen bir çok turistin otel müşterilerinin otele girmesinde olacak trafiği önlemek. İçerisi tamamen altın kaplama, tamamenden kastım yediğiniz tatlı da bile belirli bir karat altın mevcut. Yediğiniz, içtiğiniz, yattığınız altın kısacası. Fotoğrafta da gördüğünüz üzere El Arab’ın en üstlerine doğru yatay bir kısım var. Bu kısım, baştan aşağı camla kaplı olup, restoran müşterilerinde havada yemek yeme deneyimi sunuyor.  E adamlar düşünmüş, fakat onlardan daha çok düşünen biri daha var. Burj El Arab’ın mimarisini çizen Tom Wright, otelin yapımı bittikten sonra, “Müslüman bir ülkeye Dünya’nın en büyük hacını diktim!” diyerek restoran kısmını çizerken aslında aklında ne olduğunu söylemiştir. İlginç ve zekice değil mi?

Palmiye Adaları

Palmiye Adaları, inşaatı hala devam eden fakat bu halde bile yukarıdan görseldeki gibi gözüken Dubai’nin muazzam yerlerinden biri. İçerisinde henüz sadece Palm Resort Hotel’i barındıran bu bölge, çölün ortasında deniz manzaralı fotoğraf çekmek isteyenler için birebir!

Dubai Marina

Saati akşam ettiniz… otele girmeden önce hem akşam yemeğinizi yiyip hem de ilginç bir aktivite arıyorsunuz…

Öyleyse Dubai Marina’da harika bir tekne turuna ne dersiniz?

Hava karardıktan sonra teknenize bindiniz, açık büfe ile akşam yemeğinde tıka basa doyduktan sonra her teknede çeşitli eğlenceler ile denizde bir tekne turuna ne dersiniz? Ben evet dedim ve değdi açıkçası! Gerek kaliteli yemekleri, gerekse eğlence olarak dans gösterisi sunulan teknede, beklediğimden fazla keyif aldığımı rahatlıkla söyleyebilirim!

Dubai Miracle Garden

Bu bahçe bir başka bahçe! İçerisinde milyonlarca çiçek ile yapılmış devasa mimari başyapıtlar görebilirsiniz. En basitinden Emirliklere ait Emirates Hava Yolları’nın bir uçağının tamamen çiçeklerle kaplanmış hali gibi…

Birçok yaratıcı eser ve milyonlarca çeşit çiçekleri ile Miracle Garden sizi karşılıyor! Öyle bir yer ki, içeriye girdiğiniz andan itibaren size bütün sıkıntılarınızı, dertlerinizi unutturup adeta bir peri masalındaymışcasına bir deneyim sunan bu bahçe, muhtemelen Dubai içerisinde gördüğüm ve “En iyi” sıralaması yaptığım yerlerde ilk üç sırada! Yazları sıcaktan dolayı kapalı olup, yalnızca kış dönemi görücüye sunulan bu devasa bahçe, siz ve sizin gibi misafirlerini ağırlamak için sabırsızlıkla bekliyor!

Global Village Dubai

Ve en sevdiğim 2. yere geldik!

Burası öyle bir yer ki değerli okuyucularım, eğer döneminde denk gelirseniz sizi şoka uğratacağına eminim. Bir pazar düşünün, ama öyle bir pazar ki Dünya’nın bir çok ülkesinden gelen ürünlerin, yöresel kıyafetlerin, kültürel yemeklerinin, kısacası her şeyinin içinde olduğu bir pazar. Fakat yetti mi? Tabii ki hayır. Bu ülkelerin her birinin pazarının ayrı bir yerde olduğunu ve rahatça istediğiniz ülkenin kültürüne ulaşabildiğinizi hayal edin… yetti mi? Halen yetmedi! Bir de bu ülke ülke ayrılan pazarların her birinin o ülkenin sembolü olan kültürel yapılarının içinde olduğunu düşünün. İşte burası Global Village! Mısır pazarının devasa bir piramidin içinde, Çin pazarının, Çin Seddi’ni kaplayan bir ejdarhanın içinde olduğu, doyasıya kültür ve heyecan dolu bir köy! Ve üstelik Türkiye için de ayrılmış bir yer var! Fakat konseptini sormayın, siz gitmezseniz ben de söylemem. 🙂

İçerisinde ayrıca devasa bir konser alanını da barındıran, kültürel kıyafetler, yemekler ve tiyatro gösterileri ile kültürünü merak ettiğiniz neredeyse bütün ülkeleri tek bir yerde toplayarak, ekstra yol çekmeden, dilediğiniz yere adeta orada bulunuyormuşcasına hissettiren bu köye mutlaka ama mutlaka gidin! Benim favorim kesinlikle Mısır ve Rusya pazarları! İçeride saatlerinizi harcayacağınız bu köy on numara beş yıldız!

Son kısma geçmeden önce

Size ilk yazımda olduğu gibi tekrar kısa bir genel kültür bilgisi yazayım. Dubai’de bulunduğum son günde çölde safari yapma şansını yakaladım. Size biraz şehirde bulunan çöllerden bahsedeyim.

Her şeyden önce eğer bu tarz turlarda eğlenmek ve gördüğünüz yerlerin ne olduğu, ne gibi aktivitelerin yapıldığına hakim olmak için mutlaka ama mutlaka ilk bölümde bahsettiğim gibi araçlı bir tur rehberi ile anlaşın. Dubai gezimi kusursuz hale getiren sevgili Prince, buradan sana kocaman sevgiler dostum!

Öncelikle eğer safari düşünüyorsanız, mutlaka ama mutlaka kızıl renkli kumları olan çölleri tercih edin. Fiyat olarak biraz pahalı olsa bile beyaz kumlu çöller ile aralarında çok büyük farklar var. En basitinden, beyaz kum çölleri, deniz kumlarından neredeyse farksızken kızıl renkli çöller ise, o fotoğraflarınız gördüğümüz, sık tepeli çöller. Safari sırasında aksiyon ve verdiğiniz paranın karşılığını veren bir deneyim tercih ediyorsanız safarinizi mutlaka kızıl renkli çöllerde yapın. Tabi kaybolmamayı da ihmal etmeyin, unutmayın ki hava ne kadar sıcak olursa olsun çölde açık havadan dolayı yoğun bir rüzgar hakim ve kum tepeleri de bu rüzgar ile beraber sıkça yer değiştirmekte. Aman diyeyim 🙂

Safari ve Çöl Geceleri

Biraz heyecanlı biraz da hüzünlü geçen bu günde şehir merkezinden yaklaşık 1-2 saatlik bir yolculuk sonucunda safari yapılan alana geldik. Beni öncelikle bir jipe bindirdiler. En başta açıkçası hayal kırıklığına uğramıştım çünkü bir süre kumların arasından dümdüz gittik. Tam verdiğim paraya pişman olacakken şoför gazı körükleyip beni tepelerden uçurmaya başlayınca, bu düşüncelerimden dolayı oldukça pişman oldum. “Action!” dedikçe hızlanan bir şoförün yanında ne kadar sakin kalabilirseniz o kadar sakindim açıkçası. 🙂

En sonunda manzaralı bir yerde 10 dakikalık bir fotoğraf molası verdik. Buyrunuz;

Sonu gelmiyor… Gerçekten gelmiyor…

Bu arada bu yolculuğun hüzünlü kısmı olan güneş gözlüğümü kaybetmem modumu düşürse de akşam eğlencesi beni kendime getirdi diyebilirim. Eğer çölde bir güneş gözlüğü bulursanız, mutlaka bana ulaşın!

Ayrıca safari yapılan yerde aynı zamanda bir ATV kiralayarak da belirli bir alan içerisinde çölde sürüş deneyimini yaşayabilirsiniz!

Gel gelelim son geceme… Safari sonrası Prince beni çölün bir diğer kısmında bulunan bir panayıra götürdü. Panayır dedim çünkü başka bir açıklama yapamadım. 🙂

İçeride ücretli-ücretsiz nargile seçenekleri, kenarlarda açık büfe ve barı son olarak da ortadaki geniş sahnesi ile panayır alanına vardık. Dubai’de gittiğim yerler arasında alkol satışı yapan tek yer burası idi sanırım. Yemekten önce deve gezileri, yemekten sonra ise sahnede uzun solukla ateş ve dans gösterileri, finalde ise dansöz ile misafirlerini ağırlayan bu panayırda aklıma gelmeyen daha bir çok eğlenceli aktivite mevcuttu…

 

Uzun yazdık değil mi? Ama bitirebildik işte…  4 günlük Dubai gezim bu kadar idi. Umarım siz değerli okuyucularıma deneyimlerimi güzel bir şekilde aktarabilmişimdir. Kendinize çok iyi bakın, yeni yazılarda görüşmek üzere… Hoşçakalın!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR