Sıradışı Bir İnternet Dergisi

Fargo

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

İnsanın kendi başarısı gibisi yoktur.

Karlarla kaplı bir hiçliğin ortasında yazılmış, gerçek (!) suç hikayesi. Coen Kardeşler’in hayatın baştan aşağı bir kara komediden ibaret olduğuna dair yaptığı güçlü tez çalışması. Kar’ın üzerindeki kan, pisliğin içindeki güzellik, suç ve cezanın ortasındaki masumiyet… Kurgunun rahatsız edici gerçekliği, baştan sona dahiyane bir trajikomedi, Fargo.

Hayatı aksiliklerle dolu, kendi kendine hiçbir şeyi başaramamış, maskülenliği zengin ve egoist kayınpederi tarafından bastırılmış bir adam, tabii ki zedelenen erkekliğini geri kazanmak için eşini (bir kadını) tehlikeye atmakta hiç tereddüt etmeyecek. Ne yazık ki hayat her zaman olduğu gibi cilvesini yapacak ve kurduğu komplonun ele başı olan suçlular, bütün işi ellerine yüzlerine bulaştıracak. Eşi ve çocuğuyla yaşadığı hayattan zevk almayı beceremeyen bir adamın aç gözlülüğünden tohumlanan hikaye, yine aç gözlülükler zincirinin yola açtığı bir kaos ve hezimetle sonuçlanacak. Üstelik tüm bu yaşananların hiçbir şeye anlam veremeyen seyircisi, tamamen gözü tok, mütevazı bir hayata sahip, karnı burnunda, her daim gülümseyen polis memuru olacak. Eril egosu yüzünden ortalığı birbirine katan ve cinayetlere sebep olan bu topluluğun yanı başındaki ailenin -Marge’ın ailesinin- erkeği ise işsiz. Evin maddi ihtiyaçları kadın tarafından karşılanıyor. Ne var ki diğerlerinin aksine bu iki insan, bekledikleri çocukları ile beraber huzurlu yaşamayı başarıyorlar. Başarılılar ve başarısızlar, aç gözlüler ve tok gözlüler, mutlular ve mutsuzlar… ne var ki nefret dolu insanın tuttuğu bir silah karşısında hepsi birbirinden farksız.

Anlayamıyorum, gerçekten anlayamıyorum. Hepsi bir miktar para için miydi? Biliyor musun, hayatta bir miktar paradan daha önemli şeyler vardır.

Hayata karşı kötümser olduğu kadar iyimser bir film Fargo. Her şeyin sonunda suçluların bir şekilde cezasını bulduğu, masumların ise buruk da olsa bir mutlu sona kavuştuğu hikayelerden. Bütün yaşananların sonunda ortada kalan ise -her zamanki gibi- dağılan ailenin hamburger yemekten ve buz hokeyi oynamaktan zevk alan çocuğu. Film, insanın asla sona ermeyen para aşkı ve mide bulandırıcı maddeciliğine yazılmış, ironik diyaloglar ve olaylarla inşa edilmiş bir hiciv olarak görülebilir. Her eylemin yapıcı veya yıkıcı bir sonucu olduğuna dair yer yer acımasız bir hikaye. Aynı zamanda Carter Burwell’in muazzam müziği ve ikonik Paul Bunyan heykeli ile pekiştirilmiş bir Orta Amerika destanı. Seri cinayetler işlenirken, adam kaçırma olayları yaşanırken, odun kesme makinelerinde cesetler parçalanırken, diğer insanların her şeyden habersiz evlerinin önündeki karları kürediği bir mekanda, buz gibi bir iklimin ortasında, yer yer insanın içini ısıtan güvenli ve sıcak barınaklara sahip, yine buz gibi bir anlatı.

Coen Kardeşler’in rüştünü ispatladığı filmi olarak görülen Fargo, aynı zamanda yönetmenlerin sinemaya giriş yaptığı işlerinden Raising Arizona’ya bir devam filmi olarak düşünülebilir. 1987 tarihli filmde H.I. ve Ed isimli karı kocanın tek istedikleri çocuklu bir yuva kurmaktır. Ne var ki kadın kısırdır ve çocuk sahibi olmaları mümkün değildir. Raising Arizona, H.I. karakterinin baba olabilmek için işlediği kara komik suçu anlatır. Polis memuru olan Ed’in iyimserliği sayesinde kadın ile Fargo’nun Marge’ı arasında bir bağ kurulabilir. İki film birbirine zıt şeyleri anlatarak kardeşlerin hayata bakış açısını pekiştirir. Raising Arizona mutlu bir aile kurma motivasyonuyla işlenen bir suçu anlatan absürt bir komediyken Fargo, ilk filmde hayali kurulan aileye sahip bir adamın bundan tatmin olamayarak işlemeye çalıştığı suçu anlatan bir trajikomedidir.

Fargo, temeline, istediğiniz planı yapın, hayat onu bozmanın bir yolunu elbet bulacaktır düşüncesini yerleştirir. Seyircisine mütevazılığı ve tatminkarlığı öğütler. Doğduğu yeri -Minnesota özelinde bütün dünya- her şeye rağmen buruk bir aşkla seven iki başarılı Auteur’un yapıcı eleştirilerinden oluşur. Yönetmenlerin belki de her filmi gibi, göründüğünden daha derin ve detaylıca analiz edilmeye değer inceliklerle bezenmiş bir başyapıttır.

 

1. görsel 2. görsel 3. görsel 4. görsel

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Kültür & Sanat Son Yazıları

MESAFELİ SOSYALLİK

Sosyal mesafe kavramı sanıldığı gibi bedensel bir mesafe midir ?

Anlaşılmaya Mecburuz

Boşlukları güzellikle doldurmak mıdır; doğanın taklidi mi yoksa toplum için yapılan bir

Melancholia

Melankoli, hepimizin aşina olduğu, ancak neredeyse hiçbirimizin tamamen anlayamadığı bir ruh hali.
Git Yukarı