Gece
Gündüz

Beden Dilinin Sırları: Yakalanmayacak Yalan Yoktur

17 September 2021
1 dakikalık okuma

Oyuncuların iyi performanslar sergilemekten öte, canlandırdıkları karakterlere dönüştüğü yapımları çok severim. Hele bir de hikâye güçlüyse, tadından yenmez.

Üç sezonluk bir dizi olan Lie to Me tam olarak böyle bir iş. İnsana verdiği seyir zevki sadece işlediği konulardan kaynaklanmıyor.

Evet, mikro ifadeler, beden dili, hislerimizin ağzımızdan çıkan her bir kelimeye güçlü şekilde yansıyor oluşu oldukça ilgi çekici şeyler. Ama bunlara ek olarak, Tim Roth’un inanılmaz performansı ve Kelli Williams’ın ona harika eşlik etmesi işi çok daha keyifli kılıyor.

Dünyanın en iyi yalan uzmanı olan Cal Lightman’ı ve şirketini anlatan dizi bir yandan polisiye hissi verirken aynı zamanda büyük bir gizem çözme temasına tutunuyor. Her bölümü birbirinden sürükleyici ve özenli kurgusu izleyiciyi cezbediyor.

Sherlock Holmes’un biraz daha itici versiyonunu izlemek sizin için sorun olmayacaksa, Lie to Me’nin size çok şey vaat ettiğini söyleyebilirim. Karakterler arasındaki ilişkiler, heyecan ve merak unsurunun hiç kaybolmaması, var olan sarkastik hava… Her biri sizi bu işe bağlayacak önemli unsurlar.

Başlangıçta biraz garipsediğiniz, sonrasında ise asla vazgeçemediğiniz bazı şeyler vardır ya, bu dizi aynen öyle. Hızlıca alışıyor ve alışınca kopamıyorsunuz.

Tamamını çok kısa bir sürede tüketmeniz olası. 2009 yapımı olmasına rağmen kayda değer düzeyde kaliteli olması da artılarından biri. Biraz insan doğasına, biraz da psikolojiye ilginiz varsa hiç kaçırmayın derim!

 

Görsel Kaynakça:

  www.imdb.com

  www.amazon.co.uk

  www.beyazperde.com

Yorum Yap

Your email address will not be published.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR