Sıradışı Bir İnternet Dergisi

Ekran001- Neler oluyor?

Kültür & Sanat Kategorisinde Tarafından

Ekran001 serisi ile tekrardan merhabalar sevgili EAOMAG okurları. Umarım bu seriyi özlemişsinizdir. Şu sıralar hepimiz evlerimize kapandık ve günümüzün büyük bir kısmını yine televizyon alıyor. Bakalım neler oluyor..

Siz de öyle misiniz bilmiyorum ama benim bu aralar başlayan veya başlayacak işleri izleyesim gelmiyor. Hali hazırda olan dizilerden  Masumlar Apartmanı ve Son Yaz dizilerini izliyorum. Nasıl desem ruhum sıkılıyor artık televizyon başında. Bu iki dizi hariç bana başlıyor haydi başına oturayım dedirten bir dizi yok. Olmamakla birlikte pek fazla eleştirim var.

Sizce de her dizide psikolog veya psikiyatrist yok mu? Ya da 3 diziden 5 i Gülseren Budayıcıoğlu dizisi değil mi ? Artık bunlardan sıkılmadık mı? Masumlar Apartmanı benim için istisna dışı çünkü dizi bize komedi unsuru da veren bir dizi ve nefes alıyoruz. Ama diğer diziler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Camdaki Kız mesela beni sıkıntıdan sıkıntılara attı, daraldım ilk bölümün yarısına kadar izledim ve artık dayanamadım.. Ne olur artık bozuk ruh sağlığı olan insanları izlemeyelim. Çünkü bozuk olmanın da bir ayarı vardır..

Artık biraz da gülmeye ihtiyacımız yok mu? Neden Gülse Birsel bir komedi sitcom yapmıyor? Galiba televizyonların Gülse Birsel dizisine ihtiyacı var. Ben  gülmek istiyorum hem de sağlam bir kadro ile. Ne güzel olurdu böyle zamanlarda kaliteli mizah içeren bir dizi..

Bir başka tartışma konusu ise dizi setlerinin biz tam kapanma halindeyken hala devam ediyor oluşu. Evet tamam dizi izlemek güzel bir şey ama şu durumda o insanların sağlığı nasıl büyük tehlike altında görmüyor musunuz? Ara vermeyince mutlaka bir oyuncu pozitif çıkıyor, başka bir oyuncuya bulaşıyor oradan kamera ekibine oradan oraya.. Hal böyle olunca bölüm de yetişmiyor.. Yetişmeyince o hafta izleyici rakiplere kayıyor.  Ne faydası oldu peki ara vermemenizin? Tüm dizilere ara verilse en azından haksız rekabet de ortadan kalkmış olurdu..

Yaz geliyor bir de şimdi. Yine televizyonda göreceklerimden korkmuyor değilim. Efendim holdingler, sakar asistanlar, fakir ama günde en az 3 pahalı kombin değiştirmeden yaşayamayan esas kızları göreceğiz yine hazır mıyız? Tek boyutlu, hayatı yalnızca patronunu hayal etmekten öte gidemeyen esas kızlar yazmayın ne olursunuz.. Bir kere de kendi ayakları üzerinde duran holding sahibi esas kız yazın, tam tersi olsun ?

İşlerinizden vakit kalırsa bir de yıldız oyuncuları ekranlara nasıl döndürürüz diye düşünmeyi unutmayın bence.. Zira artık tüm star oyuncular dijitale kaymış durumda. Siz görmüyor musunuz bu hali? Televizyonculuk klişelerin elinde yitip gidecek mi böyle, hiç kimse elini taşın altına koyup televizyonda da dijital platformlar kadar kaliteli ve özgün işler yapacak mı ? Yoksa Türk dizisi diye burun kıvırmaya devam mı edeceğiz? Yine Eylül’ü bekleriz..

Gelelim dizi sektörüne oyuncular kadar müdahil olmayı kendilerine borç bilmiş gazetecilerimize.  Çünkü benim bildiğim kadarıyla dizi-sinema eleştirmeni olmuyor her gazeteci ve olmadığı gibi her oyuncuyu haber yapmanın ötesinde eleştirmeyi, kariyeri üzerine söz söylemeyi ve övülmesinin yersiz olduğunu söylemeyi kendinde hak görüyor.. İsmini veremeyeceğim iki gazeteci hanım BBC dizisinde oynamış ve adını dünyada duyurmak için büyük bir adım atmış bir oyuncumuzu dizide 4-5 dakika oynadı diye övülmesinin yersiz olduğunu söylediler.. Benim bildiğim BBC dünyaca ünlü önemli bir kanal ve 4 dakikalığına da olsa yoldan geçen oyuncuyu almıyorlar. Bir başka bildiğim ise farklı milletten bir oyuncunun yurt dışında başrolü geçtim konuk oyuncu olması yeterince zor. Tebrik etmek yerine küçümsemek için neden bu kadar çok sebebiniz var?

Sektörümüzün en büyük sıkıntısı galiba rekabetin gözle görülür şekilde hissedilmesi. Dizilerin kıran kırana birbirleri için harcanması, eşya alır gibi kanallara dizi alınması.. Setlerin pandeminin ortasında tam gaz devam etmesi ve kimsenin de gözünün yaşına bakılmaması.. Bir kararla anında onca ay emek verilen diziler harcanırken başka bir yerde başroldeki çift gerçek hayatta birlikte diye reyting limitinin çok çok altında bir dizinin devam ettirilmesi.. Fan kitlesi istedi diye senaryo değiştirilmesi.. Aynı gün 7 kanalda da 7 dizinin olması..

Ne diyelim bir daha ki Ekran001 yazıma kadar umarım güzel gelişmeler, içimizi ısıtan içerikler çıkar mı? Artık biraz soluk alıp gülmeye ihtiyacımızın olduğu dönemde ben de eleştirilerim ile sıktıysam kusuruma bakmayın.. Hepimiz elimizi taşın altına koyacağız ki bazı şeyler iyiye gidebilsin.. Gider değil mi?

Sevgiyle ve en önemlisi hepiniz sağlıkla kalın sevgili dizi severler…

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Kültür & Sanat Son Yazıları

Vertigo

Hayal kırıklıkları, bunalımlar, sanrılar ve travmalar üzerine bir film Vertigo. Merkezine, emekli

Ekran001-Gündem Notları

Eaomag dergisi için hazırlanan seri Ekran001'in televizyon ekranlarının perde arkasında olan bitenlere
Git Yukarı